Adana ceza davaları avukatı

Adana Ceza Avukatı

Adana ceza avukatı

Hukuk kurallarıyla elde edilmek istenilen amaç toplumsal düzeni korumaktır. Ceza hukuku da  örneğin “kimseyi öldürme!”, “başkasının malını çalma!” şeklinde emir veya  yasak içeren kurallar ve bu kuralların ihlâli halinde uygulanacak olan cezalarla toplumsal düzeni korumayı amaçlar. Buna göre, ceza hukuku'nun temel işlevi; toplumsal açıdan hayati önem taşıyan değerlerin ihlâlini suç olarak tanımlamak ve bunlar karşılığında uygulanacak olan cezaları belirlemektir.

Adana'da bulunan avukatlık büromuz müvekkillerine başta ticari ve iş ilişkileri olmak üzere çeşitli işlemlerden kaynaklı tüzel ve gerçek kişileri hedef alan her türlü soruşturma, kovuşturma, dava, cezai şikayet ve suç isnadı konularında vekil olarak temsil ve danışmanlık hizmetlerini sunmaktadır. Adana'da bulunan avukatlık büromuz aynı zamanda denetleme ve düzenleme kurulları ya da idarelerden verilen idari işlemler, izin ve ruhsat iptali, faaliyet men'i, idari para cezaları gibi karar ve işlemlere karşı mahkemelere başvurulması hususlarında da hizmet sunmaktadır.

Ceza Hukukunda İddianame ve İçeriği

Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir.

Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler .

Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede;

  1. a) Şüphelinin kimliği,
  2. b) Müdafii,
  3. c) Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,
  4. d) Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanuni temsilcisi,
  5. e) Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin kimliği,
  6. f) Şikâyette bulunan kişinin kimliği,
  7. g) Şikâyetin yapıldığı tarih,
  8. h) Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri,
  9. i) Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
  10. j) Suçun delilleri,
  11. k) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri, gösterilir

İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır.

İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür.

İddianamenin sonuç kısmında, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiği; suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişi hakkında uygulanabilecek olan güvenlik tedbiri açıkça belirtilir.

Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;

  1. a) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine aykırı olarak düzenlenen,
  2. b) Suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
  3. c) Önödemeye veya uzlaşmaya tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen,

İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.

Suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.

En geç onbeş gün sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.

Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.

İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir.

İddianamenin kabulüyle, kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar.

Mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır.

İddianame, çağrı kâğıdı ile birlikte sanığa tebliğ olunur.

 

TOP Call Now Button
WhatsApp chat