Kanunlar

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

TÜRK CEZA KANUNU (1)

                     Kanun
Numarası            : 5237

                     Kabul Tarihi                   : 26/9/2004

                     Yayımlandığı
R.Gazete  : Tarih : 12/10/2004 Sayı :25611

                     Yayımlandığı Düstur       : Tertip : 5  Cilt : 43 

BİRİNCİ KİTAP

Genel Hükümler

BİRİNCİ KISIM

Temel İlkeler, Tanımlar ve Uygulama Alanı

BİRİNCİ
BÖLÜM

Temel
İlkeler ve Tanımlar

            Ceza Kanununun amacı

            Madde 1-
(1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve
güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını
korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için
ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin
türleri düzenlenmiştir.

            Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi

            Madde 2-
(1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve
güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik
tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.

            (2) İdarenin düzenleyici
işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.

            (3) Kanunların suç ve ceza içeren
hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler,
kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.

            Adalet ve kanun önünde eşitlik
ilkesi

            Madde 3-
(1) Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve
güvenlik tedbirine hükmolunur.

            (2) Ceza Kanununun uygulamasında
kişiler arasında ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, siyasal veya
diğer fikir yahut düşünceleri, felsefi inanç, milli veya sosyal köken, doğum,
ekonomik ve diğer toplumsal konumları yönünden ayrım yapılamaz ve hiçbir
kimseye ayrıcalık tanınamaz.

            Kanunun bağlayıcılığı

            Madde 4-
(1) Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.

            (2) (Mülga : 29/6/2005 – 5377/1 md.)

            Özel kanunlarla ilişki

            Madde 5-
(1) Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki
suçlar hakkında da uygulanır.

––––––––––––––––––––

(1) Bu Kanunun yürürlük ve
uygulama şekli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununa çeşitli mevzuatta yapılan
atıflarla ilgili olarak 4/11/2004 tarihli ve 5252 sayılı Kanuna bakınız.

8966

            Tanımlar

            Madde 6- (1)
Ceza kanunlarının uygulanmasında;

            a) Vatandaş deyiminden; fiili
işlediği sırada Türk vatandaşı olan kişi,

            b) Çocuk deyiminden; henüz onsekiz
yaşını doldurmamış kişi,

            c) Kamu görevlisi deyiminden;
kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir
surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi,

            d) Yargı görevi yapan deyiminden;
yüksek mahkemeler,
adlî ve idarî mahkemeler üye ve hakimleri ile
Cumhuriyet savcısı ve avukatlar, (1)

            e) Gece vakti deyiminden; güneşin
batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam
eden zaman süresi,

            f) Silah deyiminden;

            1. Ateşli silahlar,

            2. Patlayıcı maddeler,

            3. Saldırı ve savunmada kullanılmak
üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,

            4. Saldırı ve savunma amacıyla
yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer
şeyler,

            5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı,
boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal,
biyolojik maddeler,

            g) Basın ve yayın yolu ile
deyiminden; her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim
aracıyla yapılan yayınlar,

            h) İtiyadi suçlu deyiminden; kasıtlı
bir suçun temel şeklini ya da daha ağır veya daha az cezayı gerektiren
nitelikli şekillerini bir yıl içinde ve farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen
kişi,

            i) Suçu meslek edinen kişi
deyiminden; kısmen de olsa geçimini suçtan elde ettiği kazançla sağlamaya
alışmış kişi,

            j) Örgüt mensubu suçlu deyiminden;
bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle
birlikte veya tek başına suç işleyen kişi,

            Anlaşılır.

İKİNCİ
BÖLÜM

Kanunun
Uygulama Alanı

            Zaman bakımından uygulama

            Madde 7- (1)
İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden
dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten
sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse
cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya
güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden
kalkar.

            (2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte
bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise,
failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.

            (3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/2 md.) Hapis
cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç;
infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.

–––––––––––––––––––––

(1) 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 156 ncı
maddesiyle, bu bentte yer alan “ve adlî, idarî ve askerî” ibaresi “
, adlî ve idarî” şeklinde değiştirilmiştir.

8967

            (4) Geçici veya süreli kanunların,
yürürlükte bulundukları süre içinde işlenmiş olan suçlar hakkında uygulanmasına
devam edilir.

            Yer
bakımından uygulama

            Madde 8- (1)
Türkiye'de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya
tamamen Türkiye'de işlenmesi veya neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi halinde
suç, Türkiye'de işlenmiş sayılır.

            (2) Suç;

            a) Türk kara ve hava sahaları ile
Türk karasularında,

            b) Açık denizde ve bunun üzerindeki
hava sahasında, Türk deniz ve hava araçlarında veya bu araçlarla,

            c) Türk deniz ve hava savaş
araçlarında veya bu araçlarla,

            d) Türkiye'nin kıt'a sahanlığında
veya münhasır ekonomik bölgesinde tesis edilmiş sabit platformlarda veya
bunlara karşı,

            İşlendiğinde Türkiye'de işlenmiş
sayılır.

            Yabancı
ülkede hüküm verilmesi

            Madde 9-
(1) Türkiye'de işlediği suçtan dolayı yabancı ülkede hakkında hüküm verilmiş
olan kimse, Türkiye'de yeniden yargılanır.

            Görev
suçları

            Madde 10-
(1) Yabancı ülkede Türkiye namına memuriyet veya görev üstlenmiş olup da bundan
dolayı bir suç işleyen kimse, bu fiile ilişkin olarak yabancı ülkede hakkında
mahkûmiyet hükmü verilmiş bulunsa bile, Türkiye'de yeniden yargılanır.

            Vatandaş
tarafından işlenen suç

            Madde 11-
(1) Bir Türk vatandaşı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına
göre aşağı sınırı bir yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçu
yabancı ülkede işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, bu suçtan
dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması ve Türkiye'de
kovuşturulabilirliğin bulunması koşulu ile Türk kanunlarına göre
cezalandırılır.

            (2) Suç, aşağı sınırı bir yıldan az
hapis cezasını gerektirdiğinde yargılama yapılması zarar görenin veya yabancı
hükûmetin şikayetine bağlıdır. Bu durumda şikayet, vatandaşın Türkiye'ye
girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.

            Yabancı
tarafından işlenen suç

            Madde
12- (1) Bir yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına
göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı
ülkede Türkiye'nin zararına işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde,
Türk kanunlarına göre cezalandırılır. Yargılama yapılması Adalet Bakanının
istemine bağlıdır.

            (2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen
suçun bir Türk vatandaşının veya Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk
tüzel kişisinin zararına işlenmesi ve failin Türkiye'de bulunması halinde, bu
suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması koşulu ile suçtan zarar
görenin şikayeti üzerine fail, Türk kanunlarına göre cezalandırılır.

            (3) Mağdur yabancı ise, aşağıdaki
koşulların varlığı halinde fail, Adalet Bakanının istemi ile yargılanır:

            a) Suçun, Türk kanunlarına göre
aşağı sınırı üç yıldan az olmayan hapis cezasını gerektirmesi.

8968

            b)
Suçluların geri verilmesi anlaşmasının bulunmaması veya geri verilme isteminin
suçun işlendiği ülkenin veya failin uyruğunda bulunduğu devletin hükûmeti
tarafından kabul edilmemiş olması.

            (4)
Birinci fıkra kapsamına giren suçtan dolayı yabancı mahkemece mahkûm edilen
veya herhangi bir nedenle davası veya cezası düşen veya beraat eden yahut suçu
kovuşturulabilir olmaktan çıkan yabancı hakkında Adalet Bakanının istemi
üzerine Türkiye'de yeniden yargılama yapılır.

            (5) (Ek:
18/6/2014-6545/56 md.)
Birinci fıkra kapsamına giren hâllerde rüşvet ve
nüfuz ticareti suçlarından dolayı yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine
bağlı değildir.

            Diğer suçlar

            Madde
13-

(1) Aşağıdaki suçların, vatandaş veya yabancı tarafından, yabancı ülkede
işlenmesi halinde, Türk kanunları uygulanır:

            a)
İkinci Kitap, Birinci Kısım altında yer alan suçlar.

            b)
İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı,
Yedinci ve Sekizinci Bölümlerde yer alan suçlar.

            c)
İşkence (madde 94, 95).

            d)
Çevrenin kasten kirletilmesi (madde 181).

            e)
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188), uyuşturucu veya
uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190).

            f)
Parada sahtecilik (madde 197), para ve kıymetli damgaları imale yarayan
araçların üretimi ve ticareti (madde 200), mühürde sahtecilik (madde 202).

            g)
Fuhuş (madde 227).

            h)
(Mülga : 26/6/2009 – 5918/1 md.)

            i)
Deniz, demiryolu veya havayolu ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması
(madde 223, fıkra 2, 3) ya da bu araçlara karşı işlenen zarar verme (madde 152)
suçları.

            (2) (Ek ikinci fıkra: 29/6/2005 – 5377/3 md.)
İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve
Yedinci Bölümlerde yer alanlar hariç; birinci fıkra kapsamına giren suçlardan
dolayı Türkiye'de yargılama yapılması, Adalet Bakanının talebine bağlıdır

            (3)
Birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde yazılı suçlar dolayısıyla yabancı bir
ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının
talebi üzerine Türkiye'de yargılama yapılır.(1)

            Seçimlik cezalarda soruşturma

            Madde
14-

(1) 11 ve 12 nci maddelerde belirtilen hallerde, soruşturma konusu suçun yer
aldığı kanun maddesinde hapis cezası ile adli para cezasından birinin
uygulanması seçimlik sayılmış ise soruşturma veya kovuşturma açılmaz.

            Soruşturma koşulu olan cezanın
hesaplanması

            Madde
15-
(1)
Miktarının soruşturma koşulu oluşturduğu hallerde ceza, soruşturma evresinde
ileri sürülen kanuni ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ve kanuni hafifletici
nedenlerin yukarı sınırı göz önünde bulundurularak hesaplanır.

            Cezadan
mahsup

       
    Madde 16-
(1) Nerede işlenmiş olursa olsun bir
suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya
hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye'de verilecek cezadan mahsup
edilir.

            Hak yoksunlukları

            Madde
17-

(1) Yukarıdaki maddelerde açıklanan hallerde mahkeme, yabancı mahkemelerden
verilen ve Türk hukuk düzenine aykırı düşmeyen hükmün, Türk kanunlarına göre
bir haktan yoksunluğu gerektirmesi halinde, Cumhuriyet savcısının istemi
üzerine Türk kanunlarındaki sonuçlarının geçerli olmasına karar verir.

________________________

(1) Bu fıkranın numarası (2) iken,
maddeye 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle, birinci
fıkradan sonra  gelmek üzere ikinci fıkra
eklendiği için, (3) olarak teselsül ettirilmiştir.

8969

            Geri
verme

       
    Madde 18- (Mülga: 23/4/2016-6706/36
md.)

            Yabancı
kanunun göz önünde bulundurulması

            Madde 19- (1)
Türkiye'nin egemenlik alanı dışında işlenen suçlar dolayısıyla Türkiye'de
yargılama yapılırken, Türk kanununa göre verilecek olan ceza, suçun işlendiği
ülke kanununda öngörülen cezanın üst sınırından fazla olamaz.

            (2) Ancak suçun;

            a) Türkiye'nin güvenliğine karşı
veya zararına olarak,

            b) Türk vatandaşına karşı ya da Türk
kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi zararına olarak,

            İşlenmesi durumunda, yukarıdaki
fıkra hükmü uygulanmaz.

İKİNCİ
KISIM

Ceza
Sorumluluğunun Esasları

BİRİNCİ
BÖLÜM

Ceza
Sorumluluğunun Şahsiliği, Kast ve Taksir

            Ceza sorumluluğunun şahsiliği

            Madde 20-
(1) Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu
tutulamaz.

            (2) Tüzel kişiler hakkında ceza
yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik
tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.

            Kast

            Madde 21-
(1) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki
unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.

            (2) Kişinin, suçun kanuni
tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi
halinde olası kast vardır. Bu halde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını
gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren
suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda
ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir.

            Taksir

            Madde 22-
(1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde
cezalandırılır.

            (2) Taksir, dikkat ve özen
yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında
belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.

            (3) Kişinin öngördüğü neticeyi
istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır;
bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.

            (4) Taksirle işlenen suçtan dolayı
verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir.

            (5) Birden fazla kişinin taksirle
işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin
cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.

8970

            (6) Taksirli hareket sonucu neden
olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir
cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa
ceza verilmez; bilinçli taksir halinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar
indirilebilir.

            Netice
sebebiyle ağırlaşmış suç

            Madde 23- (1)
Bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna
sebebiyet vermesi halinde, kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu
netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerekir.

İKİNCİ
BÖLÜM

Ceza
Sorumluluğunu Kaldıran veya Azaltan Nedenler

            Kanunun hükmü ve amirin emri

            Madde 24-
(1) Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez.

            (2) Yetkili bir merciden verilip,
yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygulayan sorumlu olmaz.

8971

            (3) Konusu suç teşkil eden emir
hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren
sorumlu olur.

            (4) Emrin, hukuka uygunluğunun
denetlenmesinin kanun tarafından engellendiği hallerde, yerine getirilmesinden
emri veren sorumlu olur.

            Meşru
savunma ve zorunluluk hali

            Madde 25-
(1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen,
gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara
göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden
dolayı faile ceza verilmez.

            (2) Gerek kendisine gerek başkasına
ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak
olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını
kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta
arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza
verilmez.

            Hakkın
kullanılması ve ilgilinin rızası

            Madde 26- (1)
Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez.

            (2) Kişinin üzerinde mutlak surette
tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası
çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez.

            Sınırın
aşılması

       
    Madde 27-
(1)
Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın kast olmaksızın aşılması
halinde, fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa, taksirli suç için
kanunda yazılı cezanın altıda birinden üçte birine kadarı indirilerek
hükmolunur.

            (2) Meşru savunmada sınırın aşılması
mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile
ceza verilmez.

            Cebir
ve şiddet, korkutma ve tehdit

            Madde 28-
(1) Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve şiddet veya muhakkak ve
ağır bir korkutma veya tehdit sonucu suç işleyen kimseye ceza verilmez. Bu gibi
hallerde cebir ve şiddet, korkutma ve tehdidi kullanan kişi suçun faili
sayılır.

            Haksız
tahrik

            Madde 29-
(1) Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi
altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine
onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan
onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın
dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

            Hata

            Madde 30- (1)
Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir
kimse, kasten hareket etmiş olmaz. Bu hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hali
saklıdır.

            (2) Bir suçun daha ağır veya daha az
cezayı gerektiren nitelikli hallerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen
kişi, bu hatasından yararlanır.

            (3) Ceza sorumluluğunu kaldıran veya
azaltan nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya
düşen kişi, bu hatasından yararlanır.

             (4) (Ek fıkra:
29/6/2005 – 5377/4 md.)
İşlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda
kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, cezalandırılmaz.

            Yaş
küçüklüğü

            Madde 31-
(1) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza
sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak,
çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.

8972

            (2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada oniki
yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin
hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme
yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak
bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği
fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak
davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında
suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan
onbeş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan onbir yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde
her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz.

            (3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada onbeş
yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onsekiz yıldan
yirmidört yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte biri indirilir ve bu
hâlde her fiil için verilecek hapis cezası oniki yıldan fazla olamaz.

            Akıl
hastalığı

            Madde 32-
(1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını
algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği
önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında
güvenlik tedbirine hükmolunur.

            (2) Birinci fıkrada yazılı derecede
olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme
yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine
yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer
hallerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir.
Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl
hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir.

            Sağır
ve dilsizlik

            Madde 33- (1)
Bu Kanunun, fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocuklara
ilişkin hükümleri, onbeş yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında;
oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlara ilişkin
hükümleri, onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan sağır
ve dilsizler hakkında; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını
doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onsekiz yaşını doldurmuş olup da
yirmibir yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında da uygulanır.

            Geçici
nedenler, alkol veya uyuşturucu madde etkisinde olma

       
    Madde 34-
(1)
Geçici bir nedenle ya da irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde
etkisiyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu
fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede
azalmış olan kişiye ceza verilmez.

            (2) İradi olarak alınan alkol veya
uyuşturucu madde etkisinde suç işleyen kişi hakkında birinci fıkra hükmü
uygulanmaz.

ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM

Suça
Teşebbüs

            Suça teşebbüs

            Madde 35- (1)
Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya
icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten
dolayı sorumlu tutulur.

8973

            (2) Suça teşebbüs halinde fail,
meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası yerine onüç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine
dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde
verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

            Gönüllü
vazgeçme

            Madde 36- (1)
Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun
tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı
cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde,
sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır.

DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM

Suça
İştirak

            Faillik

            Madde 37-
(1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden
her biri, fail olarak sorumlu olur.

            (2) Suçun işlenmesinde bir başkasını
araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği
olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden
yarısına kadar artırılır.

            Azmettirme

            Madde 38-
(1) Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, işlenen suçun cezası ile
cezalandırılır.

            (2) Üstsoy ve altsoy ilişkisinden
doğan nüfuz kullanılmak suretiyle suça azmettirme halinde, azmettirenin cezası
üçte birden yarısına kadar artırılır. Çocukların suça azmettirilmesi halinde,
bu fıkra hükmüne göre cezanın artırılabilmesi için üstsoy ve altsoy ilişkisinin
varlığı aranmaz.

            (3) Azmettirenin belli olmaması
halinde, kim olduğunun ortaya çıkmasını sağlayan fail veya diğer suç ortağı
hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla
kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına
hükmolunabilir. Diğer hallerde verilecek cezada, üçte bir oranında indirim
yapılabilir.

            Yardım
etme

            Madde 39-
(1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezasını gerektirmesi halinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis
cezasını gerektirmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
Diğer hallerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz
yılı geçemez.

            (2) Aşağıdaki hallerde kişi işlenen
suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur:

            a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç
işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda
bulunacağını vaat etmek.

            b) Suçun nasıl işleneceği hususunda
yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak.

            c) Suçun işlenmesinden önce veya
işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak.

8974

            Bağlılık
kuralı

            Madde 40-
(1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı
yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin
cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi
kusurlu fiiline göre cezalandırılır.

            (2) Özgü suçlarda, ancak özel
faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak
eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.

            (3) Suça iştirakten dolayı sorumlu
tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması
gerekir.

            İştirak
hâlinde işlenen suçlarda gönüllü vazgeçme

            Madde 41-
(1) İştirak halinde işlenen suçlarda, sadece gönüllü vazgeçen suç ortağı,
gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanır.

            (2) Suçun;

            a) Gönüllü vazgeçenin gösterdiği
gayreti dışında başka bir sebeple işlenmemiş olması,

            b) Gönüllü vazgeçenin bütün
gayretine rağmen işlenmiş olması,

            Hallerinde de gönüllü vazgeçme
hükümleri uygulanır.

BEŞİNCİ
BÖLÜM

Suçların
İçtimaı

            Bileşik suç

            Madde 42-
(1) Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla
tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri
uygulanmaz.

            Zincirleme
suç

            Madde 43-
(1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye
karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak
bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli
ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç
sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6
md.)
Mağduru
belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.

            (2) Aynı suçun birden fazla kişiye
karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.

            (3) Kasten öldürme, kasten yaralama,
işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.(1)

            Fikri
içtima

            Madde 44- (1)
İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren
kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.

ÜÇÜNCÜ
KISIM

Yaptırımlar

BİRİNCİ
BÖLÜM

Cezalar

            Cezalar

            Madde 45-
(1) Suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar, hapis ve adlî para
cezalarıdır.

____________________

  • Bu fıkrada
    geçen "cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı" ibaresi,
    29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle madde metninden
    çıkarılmıştır.


8975

         Hapis cezaları

       
    Madde 46-

(1) Hapis cezaları şunlardır:

            a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası.

            b) Müebbet hapis cezası.

            c) Süreli hapis cezası.

            Ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası(1)

            Madde 47-
(1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder,
kanun ve Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirtilen sıkı güvenlik
rejimine göre çektirilir.

            Müebbet
hapis cezası

            Madde 48- (1)
Müebbet hapis cezası, hükümlünün hayatı boyunca devam eder.

            Süreli
hapis cezası

       
    Madde 49-

(1) Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hallerde bir aydan az,
yirmi yıldan fazla olamaz.

            (2) Hükmedilen bir yıl veya daha az
süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.

            Kısa
süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar

       
    Madde 50-

(1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna,
yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere
göre;

            a) Adlî para cezasına,

            b) Mağdurun veya kamunun uğradığı
zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen
giderilmesine,

            c) En az iki yıl süreyle, bir meslek
veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan
bir eğitim kurumuna devam etmeye,

            d) Mahkûm olunan cezanın yarısından
bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri
yapmaktan yasaklanmaya,

            e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye
kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı
davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından
bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına,
belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,

            f) Mahkûm olunan cezanın yarısından
bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte
çalıştırılmaya,

            Çevrilebilir.

            (2) Suç tanımında hapis cezası ile
adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına
hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.

            (3) Daha önce hapis cezasına mahkûm
edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis
cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş
yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis
cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.

            (4) Taksirli suçlardan dolayı
hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı
halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir.
Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz.

            (5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu
madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.

–––––––––––––––––––––

(1) 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 156 ncı
maddesiyle, bu maddede yer alan “
tüzükte” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte”
şeklinde değiştirilmiştir.

8976

            (6) Hüküm kesinleştikten sonra
Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek
tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam
edilmemesi halinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen
veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda,
beşinci fıkra hükmü uygulanmaz. (1)

            (7) Hükmedilen seçenek tedbirin
hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, hükmü
veren mahkemece tedbir değiştirilir.

            Hapis
cezasının ertelenmesi

            Madde 51- (1)
İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm
edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği
sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler
bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;

            a) Daha önce kasıtlı bir suçtan
dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,

            b) Suçu işledikten sonra yargılama
sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda
mahkemede bir kanaatin oluşması,

            Gerekir.

            (2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun
veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya
tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda,
koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam
edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, hakim kararıyla hükümlü infaz
kurumundan derhal salıverilir.

            (3) Cezası ertelenen hükümlü
hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi
belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.

            (4) Denetim süresi içinde;

            a) Bir meslek veya sanat sahibi
olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,

            b) Bir meslek veya sanat sahibi
hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra
eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,

            c) Onsekiz yaşından küçük olan
hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla,
gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine,

            Mahkemece karar verilebilir.

            (5) Mahkeme, denetim süresi içinde
hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü
alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini
temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya
nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün
davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer
aylık sürelerle rapor düzenleyerek hakime verir.

            (6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini
ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir
yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar
verebilir.

––––––––––––––

(1) 26/2/2008 tarihli ve 5739
sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan "yaptırımın"
ibaresi "tedbirin" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

8977

            (7) Hükümlünün denetim süresi
içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin
uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya
tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.

            (8) Denetim süresi yükümlülüklere
uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.

            Adlî para
cezası

            Madde 52- (1) Adlî
para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde
yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün
karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan
meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.

            (2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk
Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve
diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.

            (3) Kararda, adlî para cezasının
belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir
edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.

            (4) Hakim, ekonomik ve şahsi
hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için
hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil
verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar
verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz.
Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın
tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği
belirtilir.

İKİNCİ BÖLÜM

Güvenlik
Tedbirleri

            Belli
hakları kullanmaktan yoksun bırakılma (1)(2)

            Madde 53- (1) Kişi,
kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu
olarak;

            a) Sürekli, süreli veya geçici bir
kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi
altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün
memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,

            b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…)
(2) ,

            c) Velayet hakkından; vesayet veya
kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,

            d) Vakıf, dernek, sendika, şirket,
kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi
olmaktan,

            e) Bir kamu kurumunun veya kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı,
kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra
etmekten,

            Yoksun bırakılır.

            (2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç
dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu
hakları kullanamaz.

––––––––––––––––––

(1) Anayasa Mahkemesi’nin
8/10/2015 tarihli ve E.: 2014/140, K.: 2015/85 sayılı Kararı ile; bu maddenin
birinci fıkrasında yer alan “Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis
cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;…” bölümü, aynı fıkranın (b)
bendinde yer alan “…seçilme ehliyetinden…” ibaresi yönünden, yine aynı fıkrada
yer alan “…hapis cezasına…” ibaresi ise (b) bendinde yer alan “Seçme ve…”
ibaresi yönünden iptal edilmiştir.

(2) Anayasa Mahkemesi’nin 8/10/2015 tarihli ve E.: 2014/140,
K.: 2015/85 sayılı Kararı ile; bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “…ve
diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrası,
birinci fıkranın (b) bendinde yer alan “Seçme ve seçilme ehliyetinden…” ibaresi
yönünden iptal edilmiştir.

8978

            (3) Mahkûm olduğu hapis cezası
ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet,
vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri
uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci
fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar
verilebilir.

            (4) Kısa süreli hapis cezası
ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler
hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz. (1)

            (5) Birinci fıkrada sayılan hak ve
yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla
hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek
üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin
kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin
kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para
cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir
katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir.
Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para
cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.

            (6) Belli bir meslek veya sanatın ya
da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık
dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç
yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya
da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma
hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından
itibaren işlemeye başlar.

            Eşya
müsaderesi

            Madde 54-
(1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun
işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan
meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak
üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından
tehlikeli olması durumunda müsadere edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/11
md.)
Eşyanın üzerinde iyiniyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş
sınırlı ayni hakkın bulunması hâlinde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak
şartıyla verilir.

            (2) Birinci fıkra kapsamına giren
eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya
müsaderesinin başka bir surette imkansız kılınması halinde; bu eşyanın değeri
kadar para tutarının müsaderesine karar verilir.

            (3) Suçta kullanılan eşyanın
müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu
nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine
hükmedilmeyebilir.

            (4) Üretimi, bulundurulması,
kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir.

            (5) Bir şeyin sadece bazı
kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak
olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir.

            (6) Birden fazla kişinin paydaş
olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece suça iştirak eden kişinin payının
müsaderesine hükmolunur.

            Kazanç
müsaderesi

            Madde 55-
(1) Suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun
işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya
dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesine karar
verilir. Bu fıkra hükmüne göre müsadere kararı verilebilmesi için maddi
menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir.

––––––––––––––––––

(1) Anayasa Mahkemesi’nin
8/10/2015 tarihli ve E.: 2014/140, K.: 2015/85 sayılı Kararı ile; bu fıkrada
yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya…” ibaresi, aynı maddenin
birinci fıkrasında yer alan “…seçilme ehliyetinden…” ibaresi yönünden iptal
edilmiştir.

 
8979

            (2) Müsadere konusu eşya veya maddi
menfaatlere elkonulamadığı veya bunların merciine teslim edilmediği hallerde,
bunların karşılığını oluşturan değerlerin müsaderesine hükmedilir.

            (3) (Ek:
26/6/2009 – 5918/2 md.)
Bu madde kapsamına giren eşyanın
müsadere edilebilmesi için, eşyayı sonradan iktisap eden kişinin 22/11/2001
tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun iyiniyetin korunmasına ilişkin
hükümlerinden yararlanamıyor olması gerekir.

            Çocuklara
özgü güvenlik tedbirleri

            Madde 56-
(1) Çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin neler olduğu ve ne suretle
uygulanacakları ilgili kanunda gösterilir.

            Akıl
hastalarına özgü güvenlik tedbirleri

            Madde 57- (1)
Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında, koruma ve tedavi amaçlı
olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen
akıl hastaları, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına
alınırlar.

            (2) Hakkında güvenlik tedbirine
hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca
düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya
önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine mahkeme veya hakim kararıyla
serbest bırakılabilir.

            (3) Sağlık kurulu raporunda, akıl
hastalığının ve işlenen fiilin niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin
tıbbi kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise, bunun süre ve
aralıkları belirtilir.

            (4) Tıbbi kontrol ve takip, raporda
gösterilen süre ve aralıklarla, Cumhuriyet savcılığınca bu kişilerin teknik
donanımı ve yetkili uzmanı olan sağlık kuruluşuna gönderilmeleri ile sağlanır.

            (5) Tıbbi kontrol ve takipte,
kişinin akıl hastalığı itibarıyla toplum açısından tehlikeliliğinin arttığı
anlaşıldığında, hazırlanan rapora dayanılarak, yeniden koruma ve tedavi amaçlı
olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu durumda, bir ve devamı fıkralarda
belirlenen işlemler tekrarlanır.

            (6) İşlediği fiille ilgili olarak
hastalığı yüzünden davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişi
hakkında birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yerleştirildiği yüksek
güvenlikli sağlık kuruluşunda düzenlenen kurul raporu üzerine, mahkûm olduğu
hapis cezası, süresi aynı kalmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, mahkeme
kararıyla akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir.

            (7) Suç işleyen alkol ya da
uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı kişilerin, güvenlik tedbiri olarak,
alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda
tedavi altına alınmasına karar verilir. Bu kişilerin tedavisi, alkol ya da
uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığından kurtulmalarına kadar devam eder.
Bu kişiler, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca bu yönde düzenlenecek rapor
üzerine mahkeme veya hakim kararıyla serbest bırakılabilir.

            Suçta
tekerrür ve özel tehlikeli suçlular

            Madde 58- (1)
Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun
işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz
edilmiş olması gerekmez.

            (2) Tekerrür hükümleri, önceden
işlenen suçtan dolayı;

            a) Beş yıldan fazla süreyle hapis
cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş
yıl,

            b) Beş yıl veya daha az süreli hapis
ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten
itibaren üç yıl,

            Geçtikten sonra işlenen suçlar
dolayısıyla uygulanmaz.

8980

            (3) Tekerrür halinde, sonraki suça
ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası
öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.

            (4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar
ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz.
Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı
madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları
hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas
olmaz.

            (5) Fiili işlediği sırada onsekiz
yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür
hükümleri uygulanmaz.

            (6) Tekerrür halinde hükmolunan
ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir
hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.

            (7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü
hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra
denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.

            (8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu
cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda
gösterilen şekilde yapılır.

            (9) Mükerrirlere özgü infaz
rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi
suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da
uygulanmasına hükmedilir.

            Sınır
dışı edilme

            Madde 59-
(Değişik: 31/3/2005 – 5328/1 md.)

            (1) İşlediği suç nedeniyle
hapis cezasına mahkûm edilen yabancı, koşullu salıverilmeden yararlandıktan ve
her halde cezasının infazı tamamlandıktan sonra, durumu, sınır dışı
işlemleriyle ilgili olarak değerlendirilmek üzere derhal İçişleri Bakanlığına bildirilir.

            Tüzel
kişiler hakkında güvenlik tedbirleri

            Madde 60- (1)
Bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunan özel hukuk
tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği
yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı
suçlardan mahkûmiyet halinde, iznin iptaline karar verilir.

            (2) Müsadere hükümleri, yararına
işlenen suçlarda özel hukuk tüzel kişileri hakkında da uygulanır.

            (3) Yukarıdaki fıkralar hükümlerinin
uygulanmasının işlenen fiile nazaran daha ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceği
durumlarda, hakim bu tedbirlere hükmetmeyebilir.

            (4) Bu madde hükümleri kanunun
ayrıca belirttiği hallerde uygulanır.

ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM

Cezanın
Belirlenmesi ve Bireyselleştirilmesi

            Cezanın
belirlenmesi

            MADDE 61. -
(1) Hakim, somut olayda;

            a) Suçun işleniş biçimini,

            b) Suçun işlenmesinde kullanılan
araçları,

            c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,

            d) Suçun konusunun önem ve değerini,

            e) Meydana gelen zarar veya
tehlikenin ağırlığını,

            f) Failin kast veya taksire dayalı
kusurunun ağırlığını,

8981

            g) Failin güttüğü amaç ve saiki,

            Göz önünde bulundurarak, işlenen
suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel
cezayı belirler.

            (2) Suçun olası kastla ya da
bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle indirim veya artırım, birinci fıkra
hükmüne göre belirlenen ceza üzerinden yapılır.

            (3) Birinci fıkrada belirtilen
hususların suçun unsurunu oluşturduğu hallerde, bunlar temel cezanın
belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz.

            (4) Bir suçun temel şekline nazaran
daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hallerin
gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır.

            (5) Yukarıdaki fıkralara göre
belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız
tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren
şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak
sonuç ceza belirlenir.

            (6) Hapis cezasının süresi gün, ay
ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl,
resmi takvime göre hesap edilir. Hapis cezası için bir günün, adlî para cezası
için bir Türk Lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez.

             (7) (Ek:
29/6/2005 – 5377/7 md.)
Süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı
bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza, otuz yıldan fazla olamaz.

             (8) (Ek:
29/6/2005 – 5377/7 md.)
Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne
göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve
indirimler, gün üzerinden yapılır. Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile
kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.

             (9) (Ek:
6/12/2006 – 5560/1 md.)
Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak
öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç
tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının
üst sınırından fazla olamaz.

            (10) Kanunda açıkça yazılmış
olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir.(1)(2)

            Takdiri
indirim nedenleri

            Madde 62- (1) Fail
yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis
cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine
kadarı indirilir. (3)

            (2) Takdiri indirim nedeni olarak,
failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki
davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar
göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir.

            Mahsup

            Madde 63- (1) Hüküm
kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran
bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından
indirilir. Adlî para cezasına hükmedilmesi durumunda, bir gün yüz Türk Lirası
sayılmak üzere, bu cezadan indirim yapılır.

DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM

Dava ve
Cezanın Düşürülmesi

            Sanığın veya
hükümlünün ölümü

            Madde 64- (1) Sanığın
ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği
itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam
olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.

(2)
Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adlî para cezalarını ortadan
kaldırır. Ancak, müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup ölümden önce
kesinleşmiş bulunan hüküm, infaz olunur.

––––––––––––––––––––

(1)             Bu fıkranın numarası (7) iken, maddeye 29/6/2005 tarihli
ve 5377 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, altıncı  fıkradan sonra  gelmek üzere yedinci ve sekizinci fıkra
eklendiği için, (9) olarak teselsül ettirilmiştir.

(2)Bu fıkranın numarası (9)
iken, maddeye 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle,
sekizinci  fıkradan sonra  gelmek üzere (9) numaralı fıkra eklendiği
için, (10) olarak teselsül ettirilmiştir.

(3)Bu fıkrada yer alan
“beşte” ibaresi, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle
“altıda” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

8982

            Af
       
    Madde 65-

(1) Genel af halinde, kamu davası düşer, hükmolunan cezalar bütün neticeleri
ile birlikte ortadan kalkar.

            (2) Özel af ile hapis cezasının
infaz kurumunda çektirilmesine son verilebilir veya infaz kurumunda
çektirilecek süresi kısaltılabilir ya da adlî para cezasına çevrilebilir.

            (3) Cezaya bağlı olan veya hükümde
belirtilen hak yoksunlukları, özel affa rağmen etkisini devam ettirir.

            Dava
zamanaşımı

            Madde 66-
(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;

            a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,

            b) Müebbet hapis cezasını gerektiren
suçlarda yirmibeş yıl,

            c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere
hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,

            d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan
az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,

            e) Beş yıldan fazla olmamak üzere
hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,

            Geçmesiyle düşer.

            (2) Fiili işlediği sırada oniki
yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu
sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış
olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.

            (3) Dava zamanaşımı süresinin
belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı
gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.

            (4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan
sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz
önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı
bakımından hapis cezası esas alınır.

            (5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8 md.) Aynı fiilden dolayı tekrar
yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği
tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar.

            (6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda
suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı
günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son
suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve
nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını
bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.

            (7) Bu Kanunun İkinci Kitabının
Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan
fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava
zamanaşımı uygulanmaz.

            Dava
zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi

            Madde 67- (1)
Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir
mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hallerde; izin
veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında
kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar
kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur.

8983

            (2) Bir suçla ilgili olarak;

            a) Şüpheli veya sanıklardan birinin
savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,

            b) Şüpheli veya sanıklardan biri
hakkında tutuklama kararının verilmesi,

            c) Suçla ilgili olarak iddianame
düzenlenmesi,

            d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da
olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,

            Halinde, dava zamanaşımı kesilir.

            (3) Dava zamanaşımı kesildiğinde,
zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla
nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği
tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.

            (4) Kesilme halinde, zamanaşımı
süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına
kadar uzar.

            Ceza
zamanaşımı

            Madde 68-
(1) Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki sürelerin geçmesiyle infaz edilmez:

            a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezalarında kırk yıl.

            b) Müebbet hapis cezalarında otuz
yıl.

            c) Yirmi yıl ve daha fazla süreli
hapis cezalarında yirmidört yıl.

            d) Beş yıldan fazla hapis
cezalarında yirmi yıl.

            e) Beş yıla kadar hapis ve adlî para
cezalarında on yıl.

            (2) Fiili işlediği sırada oniki
yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu
sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış
olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle ceza infaz edilmez.

            (3) Bu Kanunun İkinci Kitabının
Dördüncü Kısmında yazılı yurt dışında işlenmiş suçlar dolayısıyla verilmiş
ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis veya on yıldan fazla hapis
cezalarında zamanaşımı uygulanmaz.

            (4) Türleri başka başka cezaları
içeren hükümler, en ağır ceza için konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmez.

            (5) Ceza zamanaşımı, hükmün
kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden
itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır.

            Ceza
zamanaşımı ve hak yoksunlukları

            Madde 69- (1)
Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunluklarının süresi ceza
zamanaşımı doluncaya kadar devam eder.

            Müsaderede
zamanaşımı

       
    Madde 70-

(1) Müsadereye ilişkin hüküm, kesinleşmeden itibaren yirmi yıl geçtikten sonra
infaz edilmez.

            Ceza
zamanaşımının kesilmesi

            Madde 71- (1)
Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna göre
yapılan tebligat veya bu maksatla hükümlünün yakalanması ceza zamanaşımını
keser.

            (2) Bir suçtan dolayı mahkûm olan
kimse üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç
işlediği takdirde, ceza zamanaşımı kesilir.

8984

            Zamanaşımının
hesabı ve uygulanması

       
    Madde 72-

(1) Dava ve ceza zamanaşımı süreleri gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir
gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir.

            (2) Dava ve ceza zamanaşımı re'sen
uygulanır ve bundan şüpheli, sanık ve hükümlü vazgeçemezler.

            Soruşturulması
ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar(1)

            Madde 73-
(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili
kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma
yapılamaz.

            (2) Zamanaşımı süresini geçmemek
koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu
bildiği veya öğrendiği günden başlar.

            (3) Şikayet hakkı olan birkaç
kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları
düşmez.

            (4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete
bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin
vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın
infazına engel olmaz.

            (5) İştirak halinde suç işlemiş
sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.

            (6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça,
vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez.

            (7) Kamu davasının düşmesi, suçtan
zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği
sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk
mahkemesinde de dava açamaz.

            (8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)

            Dava
veya cezanın düşmesinin etkisi

            Madde 74- (1)
Genel af, özel af ve şikayetten vazgeçme, müsadere olunan şeylerin veya ödenen
adlî para cezasının geri alınmasını gerektirmez.

            (2) Kamu davasının düşmesi, malların
geri alınması ve uğranılan zararın tazmini için açılan şahsi hak davasını
etkilemez.

            (3) Cezanın düşmesi şahsi haklar,
tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin hükümleri etkilemez. Ancak, genel af
halinde yargılama giderleri de istenemez.

            Önödeme
(2)

            Madde 75-
(1) Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını
gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı
ayı aşmayan suçların faili;

            a) Adlî para cezası maktu ise bu
miktarı, değilse aşağı sınırını,

            b) Hapis cezasının aşağı sınırının
karşılığı olarak her gün için otuz Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarı,

            c) Hapis cezası ile birlikte adlî
para cezası da öngörülmüş ise, hapis cezası için bu fıkranın    (b) bendine göre belirlenecek miktar ile adlî
para cezasının aşağı sınırını,

–––––––––––––––––––––

(1)   Bu başlıkta yer alan “, uzlaşma” ibaresi,
19/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle metinden
çıkarılmıştır.

(2) 24/11/2016 tarihli ve
6763 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan
“üç” ibaresi “altı” şeklinde, “yirmi” ibaresi “otuz” şeklinde değiştirilmiştir.

8985

            Soruşturma giderleri ile birlikte,
Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde
hakkında kamu davası açılmaz. (Ek cümle:
24/11/2016-6763/12 md.)
Taksirli suçlar hariç olmak üzere, önödemeye bağlı
olarak kovuşturmaya yer olmadığına veya kamu davasının düşmesine karar
verildiği tarihten itibaren beş yıl içinde önödemeye tabi bir suçu işleyen
faile bu fıkra uyarınca teklif edilecek önödeme miktarı yarı oranında
artırılır.

            (2) Özel kanun hükümleri gereğince
işin doğrudan mahkemeye intikal etmesi halinde de fail, hakim tarafından
yapılacak bildirim üzerine birinci fıkra hükümlerine göre saptanacak miktardaki
parayı yargılama giderleriyle birlikte ödediğinde kamu davası düşer.

            (3) Cumhuriyet savcılığınca madde
kapsamına giren suç nedeniyle önödeme işlemi yapılmadan dava açılması veya dava
konusu fiilin niteliğinin değişmesi suretiyle madde kapsamına giren bir suça
dönüşmesi halinde de yukarıdaki fıkra uygulanır.

            (4) Suçla ilgili kanun maddesinde
yukarı sınırı altı ayı aşmayan hapis cezası veya adlî para cezasından yalnız
birinin uygulanabileceği hallerde ödenmesi gereken miktar, yukarıdaki fıkralara
göre adlî para cezası esas alınarak belirlenir. (1)

            (5) Bu madde gereğince kamu
davasının açılmaması veya ortadan kaldırılması, kişisel hakkın istenmesine,
malın geri alınmasına ve müsadereye ilişkin hükümleri etkilemez.

            (6) (Ek: 24/11/2016-6763/12 md.) Bu madde hükümleri;

a) Bu Kanunda yer alan;

1. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
(98 inci maddenin birinci fıkrası),

2.  Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması (madde
171),

3. Çevrenin taksirle kirletilmesi (182 nci maddenin
birinci fıkrası),

4. Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma (264
üncü maddenin birinci fıkrası),

5. Suçu bildirmeme (278 inci maddenin birinci ve ikinci
fıkraları),

                suçları,

             b)  31/8/1956 tarihli ve
6831 sayılı Orman Kanununun 108 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan
suç,

            bakımından da uygulanır. Bu fıkra
kapsamındaki suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde fail hakkında
aynı suçtan dolayı önödeme hükümleri uygulanmaz.

            (7) (Ek: 24/11/2016-6763/12 md.) Ödemede bulunulması üzerine verilen
kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile düşme kararları, bunlara mahsus
bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla
bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi
hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.

–––––––––––––––––––––

(1) 24/11/2016 tarihli ve
6763 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “üç” ibaresi “altı”
şeklinde değiştirilmiştir.

8986

İKİNCİ
KİTAP

Özel
Hükümler

BİRİNCİ
KISIM

Uluslararası
Suçlar

BİRİNCİ
BÖLÜM

Soykırım
ve İnsanlığa Karşı Suçlar

            Soykırım

            Madde 76- (1)
Bir planın icrası suretiyle, milli, etnik, ırki veya dini bir grubun tamamen
veya kısmen yokedilmesi maksadıyla, bu grupların üyelerine karşı aşağıdaki
fiillerden birinin işlenmesi, soykırım suçunu oluşturur:

            a) Kasten öldürme.

            b) Kişilerin bedensel veya ruhsal
bütünlüklerine ağır zarar verme.

            c) Grubun, tamamen veya kısmen
yokedilmesi sonucunu doğuracak koşullarda yaşamaya zorlanması.

            d) Grup içinde doğumlara engel
olmaya yönelik tedbirlerin alınması.

            e) Gruba ait çocukların bir başka
gruba zorla nakledilmesi.

            (2) Soykırım suçu failine
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir. Ancak, soykırım kapsamında
işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama suçları açısından, belirlenen mağdur
sayısınca gerçek içtima hükümleri uygulanır.

            (3) Bu suçlardan dolayı tüzel
kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.

            (4) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı
işlemez.

            İnsanlığa
karşı suçlar

            Madde 77- (1)
Aşağıdaki fiillerin, siyasal, felsefi, ırki veya dini saiklerle toplumun bir
kesimine karşı bir plan doğrultusunda sistemli olarak işlenmesi, insanlığa
karşı suç oluşturur:

            a) Kasten öldürme.

            b) Kasten yaralama.

            c) İşkence, eziyet veya
köleleştirme.

            d) Kişi hürriyetinden yoksun kılma.

            e) Bilimsel deneylere tabi kılma.

            f) Cinsel saldırıda bulunma,
çocukların cinsel istismarı.

            g) Zorla hamile bırakma.

            h) Zorla fuhşa sevketme.

            (2) Birinci fıkranın (a) bendindeki
fiilin işlenmesi halinde, fail hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına;
diğer bentlerde tanımlanan fiillerin işlenmesi halinde ise, sekiz yıldan az
olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Ancak, birinci fıkranın (a) ve (b)
bentleri kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama suçları
açısından, belirlenen mağdur sayısınca gerçek içtima hükümleri uygulanır.

            (3) Bu suçlardan dolayı tüzel
kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.

            (4) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı
işlemez.

8986-1

            Örgüt

            Madde 78-
(1) Yukarıdaki maddelerde yazılı suçları işlemek maksadıyla örgüt kuran veya
yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu
örgütlere üye olanlara beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.

            (2) Bu suçlardan dolayı tüzel
kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.

            (3) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı
işlemez.

İKİNCİ
BÖLÜM

Göçmen
Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti

Göçmen
kaçakçılığı
(1)

            Madde 79- (1)
Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal
olmayan yollardan;

            a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya
ülkede kalmasına imkan sağlayan,

            b) Türk vatandaşı veya yabancının
yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,

             Kişi,
üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. (Ek cümle: 22/7/2010 -
6008/6 md.)
Suç,
teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.

             (2) (Ek fıkra: 22/7/2010 - 6008/6 md.) Suçun, mağdurların;

             a) Hayatı bakımından
bir tehlike oluşturması,

             b) Onur kırıcı bir
muameleye maruz bırakılarak işlenmesi,

            hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine
kadar artırılır. (1)

            (3) Bu suçun bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek cezalar yarı oranında artırılır. (1)

            (4) Bu suçun bir tüzel kişinin
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur. (1)

            İnsan
ticareti

            Madde 80- (1)
(Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla
çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da
vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya
şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki
denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde
etmek suretiyle kişileri ülkeye sokan, ülke dışına çıkaran, tedarik eden,
kaçıran, bir yerden başka bir yere götüren veya sevk eden ya da barındıran
kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para
cezası verilir.

            (2) Birinci fıkrada belirtilen
amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller var olduğu takdirde, mağdurun
rızası geçersizdir.

–––––––––––––––

(1) 22/7/2010
tarihli ve 6008 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle bu
maddeye birinci fıkrasından sonra gelmek üzere yeni bir
fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.

8987

            (3) Onsekiz yaşını doldurmamış
olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri,
kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri
veya barındırılmaları hallerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş
olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verilir.

            (4) Bu suçlardan dolayı tüzel
kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.

İKİNCİ
KISIM

Kişilere
Karşı Suçlar

BİRİNCİ
BÖLÜM

Hayata
Karşı Suçlar

            Kasten öldürme

            Madde 81-
(1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

            Nitelikli haller

            Madde 82- (1)
Kasten öldürme suçunun;

            a) Tasarlayarak,

            b) Canavarca hisle veya eziyet
çektirerek,

            c) Yangın, su baskını, tahrip,
batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak
suretiyle,

            d) Üstsoy veya altsoydan birine ya
da eş veya kardeşe karşı,

            e) Çocuğa ya da beden veya ruh
bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

            f) Gebe olduğu bilinen kadına karşı,

            g) Kişinin yerine getirdiği kamu
görevi nedeniyle,

            h) Bir suçu gizlemek, delillerini
ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da
yakalanmamak amacıyla,(1)

            i) (Ek:29/6/2005 - 5377/9 md.)Bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu
infialle,

            j) Kan gütme saikiyle,(2)

            k) Töre saikiyle,(2)

            İşlenmesi halinde, kişi
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

            Kasten
öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi

            Madde 83- (1)
Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla
meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin
oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması
gerekir.

            (2) İhmali ve icrai davranışın
eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;

            a) Belli bir icrai davranışta
bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir
yükümlülüğünün bulunması,

            b) Önceden gerçekleştirdiği
davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum
oluşturması,

            Gerekir.

            (3) Belli bir yükümlülüğün ihmali
ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası
yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hallerde ise on yıldan onbeş yıla
kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.

______________________

(1)   Bu bentte yer
alan “kolaylaştırmak” ibaresinden sonra gelmek üzere, 29/6/2005 tarihli ve 5377
sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle "ya da yakalanmamak" ibaresi
eklenmiş  ve metne işlenmiştir.

(2)   Maddeye,
29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle (h) bendinden sonra
gelmek üzere (i) bendi eklendiğinden, diğer 
bentler buna göre teselsül ettirilmiştir.

8988

            İntihara yönlendirme(1)

            Madde 84- (1)
Başkasını intihara azmettiren, teşvik eden, başkasının intihar kararını
kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım eden
kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) İntiharın gerçekleşmesi
durumunda, kişi dört yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (3) Başkalarını intihara alenen
teşvik eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/10
md.)

            (4) İşlediği fiilin anlam ve
sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan veya ortadan kaldırılan kişileri
intihara sevk edenlerle cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara
mecbur edenler, kasten öldürme suçundan sorumlu tutulurlar.

            Taksirle
öldürme

            Madde 85-
(1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Fiil, birden fazla insanın
ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden
fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. (2)

İKİNCİ
BÖLÜM

Vücut
Dokunulmazlığına Karşı Suçlar

            Kasten yaralama (3)

            Madde 86- (1)
Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin
bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.

           (2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin
kişi  üzerindeki  etkisinin basit  bir 
tıbbî  müdahaleyle giderilebilecek
ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla
kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

            (3) Kasten yaralama suçunun;

            a) Üstsoya, altsoya, eşe veya
kardeşe karşı,

            b) Beden veya ruh bakımından
kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

            c) Kişinin yerine getirdiği kamu
görevi nedeniyle,

            d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu
nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

            e) Silahla,

            İşlenmesi halinde,
şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

            Neticesi
sebebiyle ağırlaşmış yaralama

            Madde 87-
(1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;

            a) Duyularından veya organlarından
birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

            b) Konuşmasında sürekli zorluğa,

            c) Yüzünde sabit ize,

            d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,

            e) Gebe bir kadına karşı işlenip de
çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

––––––––––––––––––––––

(1)   Bu maddenin
başlığı “İntihar” iken, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 10 uncu
maddesiyle "İntihara yönlendirme" şeklinde değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.

(2)   Bu maddede yer
alan “üç  yıldan” ibareleri, 31/3/2005
tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle “iki yıldan” şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(3)   Bu maddeye,
31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle  ikinci fıkra 
eklenmiş, ikinci fıkrasındaki "iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur." ibaresi "şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza
yarı oranında artırılır." şeklinde değiştirilmiş ve fıkra numaraları buna
göre teselsül ettirilmiştir. 

8989

            Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye
göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya
giren hallerde üç yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde beş yıldan az olamaz.(1)

            (2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;

            a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir
hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,

            b) Duyularından veya organlarından
birinin işlevinin yitirilmesine,

            c) Konuşma ya da çocuk yapma
yeteneklerinin kaybolmasına,

            d) Yüzünün sürekli değişikliğine,

            e) Gebe bir kadına karşı işlenip de
çocuğunun düşmesine,

            Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye
göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya
giren hallerde beş yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde sekiz yıldan az
olamaz.(1)

            (3) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/4 md.) Kasten yaralamanın vücutta
kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre
belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre,
yarısına kadar artırılır.

            (4) Kasten yaralama sonucunda ölüm
meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde sekiz
yıldan oniki yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise oniki yıldan
onaltı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (2)

            Kasten
yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi (3)

            Madde 88- (1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla
işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün
uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar
göz önünde bulundurulur.

            Taksirle
yaralama

            Madde 89-
(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama
yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya
adlî para cezası ile cezalandırılır.

            (2) Taksirle yaralama fiili,
mağdurun;

            a) Duyularından veya organlarından
birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

            b) Vücudunda kemik kırılmasına,

            c) Konuşmasında sürekli zorluğa,

            d) Yüzünde sabit ize,

            e) Yaşamını tehlikeye sokan bir
duruma,

            f) Gebe bir kadının çocuğunun
vaktinden önce doğmasına,

            Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre
belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.

            (3) Taksirle yaralama fiili,
mağdurun;

            a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir
hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,

            b) Duyularından veya organlarından
birinin işlevinin yitirilmesine,

            c) Konuşma ya da çocuk yapma
yeteneklerinin kaybolmasına,

            d) Yüzünün sürekli değişikliğine,

            e) Gebe bir kadının çocuğunun
düşmesine,

            Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre
belirlenen ceza, bir kat artırılır.

            (4) Fiilin birden fazla kişinin
yaralanmasına neden olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.

            (5) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/5 md.) Taksirle yaralama suçunun
soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra
kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde
şikâyet aranmaz.

–––––––––––––––––––

(1)   Bu fıkralarda
geçen “ikinci” ibareleri, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 11 inci
maddesiyle “üçüncü” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(2)   Bu fıkrada yer
alan “ikinci” ibaresi, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun  5 inci 
maddesiyle “üçüncü” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(3)  
Bu madde başlığı “Daha az cezayı gerektiren haller” iken,
31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun  6 ncı 
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiş, sözkonusu maddenin
 birinci
fıkrası metinden çıkarılmış, ikinci fıkra birinci fıkra olarak teselsül
ettirilmiştir.

8990

            İnsan
üzerinde deney

            Madde 90-
(1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.

            (2) İnsan üzerinde yapılan rızaya
dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;

            a) Deneyle ilgili olarak yetkili
kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,

            b) Deneyin öncelikle insan dışı
deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması,

            c) İnsan dışı deney ortamında veya
hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin,
varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de
yapılmasını gerekli kılması,

            d) Deneyin, insan sağlığı üzerinde
öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması,

            e) Deney sırasında kişiye insan
onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin uygulanmaması,

            f) Deneyle varılmak istenen amacın,
bunun kişiye yüklediği külfete ve kişinin sağlığı üzerindeki tehlikeye göre
daha ağır basması,

            g) Deneyin mahiyet ve sonuçları
hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak açıklanan rızanın yazılı olması
ve herhangi bir menfaat teminine bağlı bulunmaması,

            Gerekir.

             (3) (Değişik:
31/3/2005 – 5328/7 md.)
Çocuklar üzerinde bilimsel deneyin ceza
sorumluluğunu gerektirmemesi için ikinci fıkrada aranan koşulların yanı sıra;

             a) Yapılan deneyler
sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından
bunların çocuklar üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,

             b) Rıza açıklama
yeteneğine sahip çocuğun kendi rızasının yanı sıra ana ve babasının veya
vasisinin yazılı muvafakatinin de alınması,

             c) Deneyle ilgili izin
verecek yetkili kurullarda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanının bulunması,

             Gerekir.

            (4) Hasta olan insan üzerinde rıza
olmaksızın tedavi amaçlı denemede bulunan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Ancak, bilinen tıbbi müdahale yöntemlerinin uygulanmasının
sonuç vermeyeceğinin anlaşılması üzerine, kişi üzerinde yapılan rızaya dayalı
bilimsel yöntemlere uygun tedavi amaçlı deneme, ceza sorumluluğunu gerektirmez.
Açıklanan rızanın, denemenin mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli
bilgilendirmeye dayalı olarak yazılı olması ve tedavinin uzman hekim tarafından
bir hastane ortamında yapılması gerekir.

            (5) Birinci fıkrada tanımlanan suçun
işlenmesi sonucunda mağdurun yaralanması veya ölmesi halinde, kasten yaralama
veya kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

            (6) Bu maddede tanımlanan suçların
bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında
bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

            Organ
veya doku ticareti

            Madde 91- (1)
Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan
dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması
halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

            (2) Hukuka aykırı olarak, ölüden
organ veya doku alan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (3) Organ veya doku satın alan,
satan, satılmasına aracılık eden kişi hakkında, birinci fıkrada belirtilen
cezalara hükmolunur.

            (4) Bir ve üçüncü fıkralarda
tanımlanan suçların bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, sekiz
yıldan onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezasına
hükmolunur.

            (5) Hukuka aykırı yollarla elde
edilmiş olan organ veya dokuyu saklayan, nakleden veya aşılayan kişi, iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

8991

            (6) Belli bir çıkar karşılığında
organ veya doku teminine yönelik olarak ilan veya reklam veren veya yayınlayan
kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (7) Bu maddede tanımlanan suçların
bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında
bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

            (8) Birinci fıkrada tanımlanan suçun
işlenmesi sonucunda mağdurun ölmesi halinde, kasten öldürme suçuna ilişkin
hükümler uygulanır.

            Zorunluluk
hali

            Madde 92- (1)
Organ veya dokularını satan kişinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik
koşullar göz önünde bulundurularak, hakkında verilecek cezada indirim
yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

            Etkin
pişmanlık

            Madde 93- (1)
Organ veya dokularını satan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan
önce durumu merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını kolaylaştırırsa,
hakkında cezaya hükmolunmaz.

            (2) Bu suç haber alındıktan sonra,
organ veya dokularını satan kişi, gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve
diğer suçluların yakalanmasına hizmet ve yardım ederse; hakkında verilecek
cezanın, yardımın niteliğine göre, dörtte birden yarısına kadarı indirilir.

ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM

İşkence
ve Eziyet

            İşkence

            Madde 94-
(1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden
acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına
yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

            (2) Suçun;

            a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından
kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,

            b) Avukata veya diğer kamu
görevlisine karşı görevi dolayısıyla,

            İşlenmesi halinde, sekiz yıldan
onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

            (3) Fiilin cinsel yönden taciz
şeklinde gerçekleşmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.

            (4) Bu suçun işlenişine iştirak eden
diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır.

            (5) Bu suçun ihmali davranışla
işlenmesi halinde, verilecek cezada bu nedenle indirim yapılmaz.

            (6) (Ek: 11/4/2013-6459/9 md.) Bu suçtan
dolayı zamanaşımı işlemez.

            Neticesi
sebebiyle ağırlaşmış işkence

            Madde 95-
(1) İşkence fiilleri, mağdurun;

            a) Duyularından veya organlarından
birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

            b) Konuşmasında sürekli zorluğa,

            c) Yüzünde sabit ize,

            d) Yaşamını tehlikeye sokan bir
duruma,

8992

            e) Gebe bir kadına karşı işlenip de
çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

            Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye
göre belirlenen ceza, yarı oranında artırılır.

            (2) İşkence fiilleri, mağdurun;

            a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir
hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,

            b) Duyularından veya organlarından
birinin işlevinin yitirilmesine,

            c) Konuşma ya da çocuk yapma
yeteneklerinin kaybolmasına,

            d) Yüzünün sürekli değişikliğine,

            e) Gebe bir kadına karşı işlenip de
çocuğunun düşmesine,

            Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye
göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.

            (3) İşkence fiillerinin vücutta
kemik kırılmasına neden olması halinde, kırığın hayat fonksiyonlarındaki
etkisine göre sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

            (4) İşkence sonucunda ölüm meydana
gelmişse, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

            Eziyet

            Madde 96-
(1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi
hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

            (2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren
fiillerin;

            a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından
kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,

            b) Üstsoy veya altsoya, babalık veya
analığa ya da eşe karşı,

İşlenmesi
halinde, kişi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM

Koruma,
Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâli

            Terk

            Madde
97-
(1) Yaşı veya hastalığı
dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve
gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç
aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Terk dolayısıyla mağdur bir
hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse, neticesi sebebiyle ağırlaşmış
suç hükümlerine göre cezaya hükmolunur.

            Yardım
veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi

            Madde 98- (1)
Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle
kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği
ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi,
bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

            (2) Yardım veya bildirim
yükümlülüğünün yerine getirilmemesi dolayısıyla kişinin ölmesi durumunda, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

8993

BEŞİNCİ
BÖLÜM

Çocuk
Düşürtme, Düşürme veya Kısırlaştırma

            Çocuk
düşürtme

            Madde 99-
(1) Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişi, beş yıldan on yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Tıbbi zorunluluk bulunmadığı
halde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla olan bir
kadının çocuğunu düşürten kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Bu durumda, çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren kadın
hakkında bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

            (3) Birinci fıkrada yazılı fiil
kadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa,
kişi altı yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin
kadının ölümüne neden olması halinde, onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.

            (4) İkinci fıkrada yazılı fiil
kadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa,
kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının
ölümüne neden olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.

            (5) Rızaya dayalı olsa bile, gebelik
süresi on haftayı doldurmamış olan bir kadının çocuğunun yetkili olmayan bir
kişi tarafından düşürtülmesi halinde; iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur. Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan diğer fiiller yetkili olmayan bir
kişi tarafından işlendiği takdirde, bu fıkralara göre verilecek ceza, yarı
oranında artırılarak hükmolunur.

            (6) Kadının mağduru olduğu bir suç
sonucu gebe kalması halinde, süresi yirmi haftadan fazla olmamak ve kadının
rızası olmak koşuluyla, gebeliği sona erdirene ceza verilmez. Ancak, bunun için
gebeliğin uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona erdirilmesi gerekir.

            Çocuk
düşürme

            Madde 100-
(1) Gebelik süresi on haftadan fazla olan kadının çocuğunu isteyerek düşürmesi
halinde, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

            Kısırlaştırma

            Madde 101- (1)
Bir erkek veya kadını rızası olmaksızın kısırlaştıran kimse, üç yıldan altı
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fiil, kısırlaştırma işlemi yapma
yetkisi olmayan bir kimse tarafından yapılırsa, ceza üçte bir oranında
artırılır.

            (2) Rızaya dayalı olsa bile, kısırlaştırma
fiilinin yetkili olmayan bir kişi tarafından işlenmesi halinde, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

ALTINCI
BÖLÜM

Cinsel
Dokunulmazlığa Karşı Suçlar

         Cinsel
saldırı

            Madde
102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.)

   (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin
vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan
on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık
düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

            (2) Fiilin vücuda organ
veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki
yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı
işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine
bağlıdır.

8994

(3)
Suçun;

a)
Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

b)
Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye
kullanılmak suretiyle,

c)
Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye
karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık
tarafından,

d)
Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte,

e)
İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların
sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

işlenmesi
hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı oranında artırılır.

(4)
Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır
neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin
hükümler uygulanır.

(5)
Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezasına hükmolunur.

            Çocukların
cinsel istismarı

            Madde 103- (Değişik:
18/6/2014-6545/59 md.)
(1)

(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci
cümle: 24/11/2016-6763/13 md.)
Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi,
sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel
istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:
24/11/2016-6763/13 md.)
Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde
verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan
az olamaz. Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde
soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin
şikâyetine bağlıdır. Cinsel istismar deyiminden; (1)

a) On
beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve
sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen
her türlü cinsel davranış,

b)
Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka
bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar,

anlaşılır.

(2) (Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/13 md.) Cinsel
istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle
gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına
hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza
on sekiz yıldan az olamaz.

______________

(1)  Bu maddenin (1) numaralı fıkrasının (a)
bendinde yer alan ‘…tamamlamamış…’ sözcüğü yönünden  (1) numaralı fıkranın birinci ve ikinci
cümleleri Anayasa Mahkemesi’nin 26/5/2016 tarihli ve E.: 2015/108, K.: 2016/46
sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, Kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı
13/7/2016 tarihinden başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi hüküm altına
alınmıştır.

8994-1

(3)
Suçun;

a)
Birden fazla kişi tarafından birlikte,

b)
İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların
sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

c)
Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye
karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından,

d)
Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da
koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,

e)
Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak
suretiyle,

işlenmesi
hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(4)
Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya
tehditle ya da (b) bendindeki çocuklara karşı silah kullanmak suretiyle
gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı
oranında artırılır.

(5)
Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır
neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin
hükümler uygulanır.

(6)
Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezasına hükmolunur.

            Reşit
olmayanla cinsel ilişki

            Madde 104- (1) Cebir,
tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide
bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.(1)

            (2) (İptal: Ana.Mah.nin 23/11/2005 tarihli ve E: 2005/103, K: 2005/89
sayılı kararı ile; Yeniden düzenleme: 18/6/2014-6545/60 md.)
Suçun mağdur
ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikâyet
aranmaksızın, on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

             (3) (Ek: 18/6/2014-6545/60 md.) Suçun, evlat edineceği çocuğun
evlat edinme öncesi bakımını üstlenen veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde
koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde,
şikâyet aranmaksızın ikinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.

______________

(1)
18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesiyle bu fıkrada yer alan
“altı aydan iki” ibaresi “iki yıldan beş” şeklinde değiştirilmiştir.

8995

         Cinsel taciz

       
    Madde 105-
(1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak
taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar
hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde
altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(1)

   (2)
(Değişik: 18/6/2014-6545/61 md.) Suçun;

a)
Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı
kolaylıktan faydalanmak suretiyle, 

b)
Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da
koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,

c)
Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

d)
Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak
suretiyle,

e)
Teşhir suretiyle,

işlenmesi
hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil
nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış
ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz.

YEDİNCİ
BÖLÜM

Hürriyete
Karşı Suçlar

            Tehdit

            Madde
106-
(1)
Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel
dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden
kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı
itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden
bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî
para cezasına hükmolunur.

            (2)
Tehdidin;

            a)
Silahla,

            b)
Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla
veya özel işaretlerle,

            c)
Birden fazla kişi tarafından birlikte,

            d)
Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten
yararlanılarak,

            İşlenmesi
halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

            (3)
Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme
suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.

            Şantaj

            Madde
107-

(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından
bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya
yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

            (2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine
veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına
zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği
tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur. 

            Cebir

            Madde
108-
(1)
Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için
bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek
ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.

            Kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma

       
    Madde 109-
(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak
bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir
yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

            (2)
Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile
kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

______________

(1) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı
Kanunun 61 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “hükmolunur” ibaresi “, “fiilin
çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur”  şeklinde değiştirilmiştir.

8996

            (3) Bu suçun;

            a) Silahla,

            b) Birden fazla kişi tarafından
birlikte,

            c) Kişinin yerine getirdiği kamu
görevi nedeniyle,

            d) Kamu görevinin sağladığı nüfuz
kötüye kullanılmak suretiyle,

            e) Üstsoy, altsoy veya eşe karşı,

            f) Çocuğa ya da beden veya ruh
bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

            İşlenmesi halinde, yukarıdaki
fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.

            (4) Bu suçun mağdurun ekonomik
bakımdan önemli bir kaybına neden olması halinde, ayrıca bin güne kadar adlî
para cezasına hükmolunur.

            (5) Suçun cinsel amaçla işlenmesi
halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır.

            (6) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya
sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin
gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler
uygulanır.

            Etkin
pişmanlık

            Madde 110- (1)
Yukarıdaki maddede tanımlanan suçu işleyen kişi, bu suç nedeniyle soruşturmaya
başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, onu kendiliğinden
güvenli bir yerde serbest bırakacak olursa cezanın üçte ikisine kadarı
indirilir.

            Tüzel
kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

            Madde 111- (1) Tehdit,
şantaj, cebir veya kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının işlenmesi
sonucunda yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

            Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi (1)

Madde 112- (Değişik: 2/3/2014-6529/12 md.)

(1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir
davranışla;

a) Devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak
yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine,

b) Kişinin eğitim ve öğretim hakkını kullanmasına,

c) Öğrencilerin toplu olarak oturdukları binalara veya bunların
eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına,

engel olunması hâlinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.

            Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi
(2)

Madde 113- (Değişik: 2/3/2014-6529/13 md.)

(1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir
davranışla;

a) Bir kamu faaliyetinin yürütülmesine,

b) Kamu kurumlarında veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında
verilen ya da kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak sunulan hizmetlerden
yararlanılmasına,

engel olunması hâlinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.

            Siyasi
hakların kullanılmasının engellenmesi

            Madde 114- (1) Bir
kimseye karşı;

            a) Bir siyasi partiye üye olmaya
veya olmamaya, siyasi partinin faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya,
siyasi partiden veya siyasi parti yönetimindeki görevinden ayrılmaya,

            b) Seçim yoluyla gelinen bir kamu
görevine aday olmamaya veya seçildiği görevden ayrılmaya,

–––––––––––––––

(1) Bu madde başlığı “Eğitim ve öğretimin engellenmesi”
iken, 2/3/2014 tarihli ve 6529 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.

(2) Bu madde başlığı “Kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi” iken, 2/3/2014
tarihli ve 6529 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.

8997

            Zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit
kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Cebir veya tehdit kullanılarak
ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir siyasi partinin faaliyetlerinin
engellenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

            İnanç,
düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme

            Madde 115- (1) Cebir
veya tehdit kullanarak, bir kimseyi dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç,
düşünce ve kanaatlerini açıklamaya veya değiştirmeye zorlayan ya da bunları
açıklamaktan, yaymaktan meneden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.

(2) (Değişik: 2/3/2014-6529/14
md.)
Dini inancın gereğinin yerine getirilmesinin veya dini ibadet veya
ayinlerin bireysel ya da toplu olarak yapılmasının, cebir veya tehdit
kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi hâlinde,
fail hakkında birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.

(3) (Ek: 2/3/2014-6529/14 md.) Cebir
veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir kimsenin
inanç, düşünce veya kanaatlerinden kaynaklanan yaşam tarzına ilişkin
tercihlerine müdahale eden veya bunları değiştirmeye zorlayan kişiye birinci
fıkra hükmüne göre ceza verilir.

            Konut
dokunulmazlığının ihlali

            Madde 116- (1) Bir
kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya
rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı
aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

             (2) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8 md.) Birinci
fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi
mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi
hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî
para cezasına hükmolunur.

             (3) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8 md.) Evlilik
birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi
tarafından ortak kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin rızası varsa,
yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının
meşru bir amaca yönelik olması gerekir.

            (4) Fiilin, cebir veya tehdit
kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.

            İş ve
çalışma hürriyetinin ihlali

            Madde 117- (1) Cebir
veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, iş ve çalışma
hürriyetini ihlal eden kişiye, mağdurun şikayeti halinde, altı aydan iki yıla
kadar hapis veya adlî para cezası verilir.

            (2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve
bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı
hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu
durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama
koşullarına tabi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden
az olmamak üzere adlî para cezası verilir.

            (3) Yukarıdaki fıkrada belirtilen
durumlara düşürmek üzere bir kimseyi tedarik veya sevk veya bir yerden diğer
bir yere nakleden kişiye de aynı ceza verilir.

            (4) Cebir veya tehdit kullanarak,
işçiyi veya işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul
edilenlerden başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin
durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olan kişiye altı aydan üç
yıla kadar hapis cezası verilir.

            Sendikal
hakların kullanılmasının engellenmesi

            Madde 118- (1) Bir
kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine
katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden
ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

8998

            (2) Cebir veya tehdit kullanılarak
ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin
engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

            Ortak hüküm

            Madde 119- (1) Eğitim
ve öğretimin engellenmesi, kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi, siyasi hakların kullanılmasının
engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme,
konut dokunulmazlığının ihlali ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlali
suçlarının;

            a) Silahla,

            b) Kişinin kendisini tanınmayacak
bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,

            c) Birden fazla kişi tarafından
birlikte,

            d) Var olan veya var sayılan suç
örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

            e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz
kötüye kullanılmak suretiyle,

            İşlenmesi halinde, verilecek ceza
bir kat artırılır.

            (2) Bu suçların işlenmesi sırasında
kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi
durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

            Haksız arama

            Madde 120- (1) Hukuka
aykırı olarak bir kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu görevlisine üç
aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

            Dilekçe
hakkının kullanılmasının engellenmesi

       
    Madde 121-
(1) Kişinin
belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin
hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi halinde, fail hakkında altı aya
kadar hapis cezasına hükmolunur.

            Nefret ve ayırımcılık (1)

            Madde
122-
(Değişik: 2/3/2014-6529/15
md.)

(1) Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce,
felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle;

a) Bir kişiye kamuya arz edilmiş olan bir taşınır veya taşınmaz malın
satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini,

b) Bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasını,

c) Bir kişinin işe alınmasını,

d) Bir kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını,

engelleyen kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.

            Kişilerin
huzur ve sükununu bozma

            Madde 123- (1) Sırf
huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi,
gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta
bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar
hapis cezası verilir.

            Haberleşmenin
engellenmesi

            Madde 124- (1) Kişiler
arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesi halinde, altı aydan
iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

            (2) Kamu kurumları arasındaki
haberleşmeyi hukuka aykırı olarak engelleyen kişi, bir yıldan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.

            (3) Her türlü basın ve yayın organının
yayınının hukuka aykırı bir şekilde engellenmesi halinde, ikinci fıkra hükmüne
göre cezaya hükmolunur.

__________________

(1) Bu madde başlığı “Ayırımcılık” iken, 2/3/2014 tarihli
ve 6529 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

8999

SEKİZİNCİ
BÖLÜM

Şerefe Karşı
Suçlar

            Hakaret

            Madde 125- (1) Bir
kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil
veya olgu isnat eden (...) (1) veya sövmek suretiyle bir kimsenin
onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya
adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin
cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi
gerekir.

            (2) Fiilin, mağduru muhatap alan
sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada
belirtilen cezaya hükmolunur.

            (3) Hakaret suçunun;

            a) Kamu görevlisine karşı görevinden
dolayı,

            b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi
inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya
çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından
dolayı,

            c) Kişinin mensup bulunduğu dine
göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,

            İşlenmesi halinde, cezanın alt
sınırı bir yıldan az olamaz.

             (4) (Değişik:
29/6/2005 – 5377/15 md.)
Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda
biri oranında artırılır.

             (5) (Değişik:
29/6/2005 – 5377/15 md.)
Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine
görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere
karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde
hükümleri uygulanır.

            Mağdurun
belirlenmesi

            Madde 126- (1) Hakaret
suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı
geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik
bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de
hakaret açıklanmış sayılır.

            İsnadın
ispatı

            Madde 127- (1) İsnat
edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması halinde kişiye ceza
verilmez. Bu suç nedeniyle hakaret edilen hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet
kararı verilmesi halinde, isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hallerde
isnadın ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup
olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata
razı olmasına bağlıdır.

  • İspat
    edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi halinde, cezaya
    hükmedilir.

            İddia ve
savunma dokunulmazlığı

            Madde 128- (1) Yargı
mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia
ve savunmalar kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnadlarda ya da
olumsuz değerlendirmelerde bulunulması halinde, ceza verilmez. Ancak, bunun
için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek ve somut vakıalara dayanması ve
uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir.

___________________

(1)   Bu arada yer alan "ya da yakıştırmalarda bulunmak"
ibaresi, 29/6/2005 tarihli ve 5377 
sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle madde metinden çıkarılmıştır.

9000

            Haksız
fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret

            Madde 129-
(1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek
ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

            (2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna
tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.

            (3) Hakaret suçunun karşılıklı
olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya
biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza
vermekten de vazgeçilebilir.

            Kişinin
hatırasına hakaret

       
    Madde 130-
(1)
Bir kimsenin öldükten sonra hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek hakaret
eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır. Ceza, hakaretin alenen işlenmesi halinde, altıda biri oranında
artırılır.

            (2) Bir ölünün kısmen veya tamamen
ceset veya kemiklerini alan veya ceset veya kemikler hakkında tahkir edici
fiillerde bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.

            Soruşturma
ve kovuşturma koşulu

       
    Madde 131
-
(1) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun
soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır.

            (2) Mağdur, şikayet etmeden önce
ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin
ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından
şikayette bulunulabilir.

DOKUZUNCU
BÖLÜM

Özel
Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar

            Haberleşmenin
gizliliğini ihlal(1)

            Madde 132-
(1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan
üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme
içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır.(1)

            (2) Kişiler arasındaki haberleşme
içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, iki yıldan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.(1)

            (3) Kendisiyle yapılan
haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı
olarak  alenen ifşa eden kişi, bir yıldan
üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 2/7/2012-6352/79 md.) İfşa edilen bu verilerin basın ve
yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.(1)

            (4) (Mülga: 2/7/2012-6352/79 md.)

            Kişiler
arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması(2)

       
    Madde 133-

(1) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin
rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile
kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2)

            (2) Katıldığı aleni olmayan bir
söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan
kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2)

            (3) (Değişik: 2/7/2012-6352/80 md.)
Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi
suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, iki yıldan
beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı
cezaya hükmolunur.

_________________

(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352
sayılı Kanunun 79 uncu maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan
“altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para” ibaresi “bir yıldan üç yıla
kadar hapis” ve “bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur” ibaresi
ise “verilecek ceza bir kat artırılır” şeklinde; ikinci fıkrasında yer alan
“bir yıldan üç yıla kadar hapis” ibaresi “iki yıldan beş yıla kadar hapis”
şeklinde; üçüncü fıkrasında yer alan “altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî
para” ibaresi “bir yıldan üç yıla kadar hapis” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya
“rızası olmaksızın” ibaresinden sonra gelmek üzere “hukuka aykırı olarak”
ibaresi eklenmiştir.

(2) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı
Kanunun 80 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “iki aydan
altı aya kadar hapis” ibaresi “iki yıldan beş yıla kadar hapis” şeklinde;
ikinci fıkrasında yer alan “altı aya kadar hapis” ibaresi “altı aydan iki yıla
kadar hapis” şeklinde değiştirilmiştir.

9001

            Özel hayatın
gizliliğini ihlal(1)

       
    Madde 134-
(1)
Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda
alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.(1)

            (2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.) Kişilerin özel hayatına ilişkin
görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın
yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.

            Kişisel
verilerin kaydedilmesi

            Madde 135- (1) Hukuka
aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası verilir.(2)

            (2) Kişisel verinin, kişilerin
siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak
ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal
bağlantılarına ilişkin olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza
yarı oranında artırılır. (3)

            Verileri
hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

            Madde 136- (1) Kişisel
verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren
kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(4)

            Nitelikli
haller

            Madde 137- (1)
Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların;

            a) Kamu görevlisi tarafından ve
görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle,

            b) Belli bir meslek ve sanatın
sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

            İşlenmesi halinde, verilecek ceza
yarı oranında artırılır.

            Verileri yok
etmeme

       
    Madde 138-
(1)
Kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde
yok etmekle yükümlü olanlara görevlerini yerine getirmediklerinde bir yıldan
iki yıla kadar hapis cezası verilir.(5)

            (2) (Ek: 21/2/2014-6526/5 md.) Suçun konusunun Ceza Muhakemesi Kanunu
hükümlerine göre ortadan kaldırılması veya yok edilmesi gereken veri olması
hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.

_________________

(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352
sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan
“altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para” ibaresi “bir yıldan üç yıla
kadar hapis” ve “cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz” ibaresi ise
“verilecek ceza bir kat artırılır” şeklinde değiştirilmiştir.

(2) 21/2/2014 tarihli ve 6526
sayılı kanunun 3 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “altı aydan” ibaresi “bir
yıldan” şeklinde değiştirilmiştir.

(3) 24/3/2016 tarihli ve
6698 sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer
alan “Kişilerin” ibaresi “Kişisel verinin, kişilerin” şeklinde; “bilgileri
kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır” ibaresi “olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza
yarı oranında artırılır” şeklinde değiştirilmiştir.

(4) 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı
kanunun 4 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “bir yıldan” ibaresi “iki yıldan”
şeklinde değiştirilmiştir.

(5) 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı
kanunun 5 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “altı aydan bir yıla kadar hapis”
ibaresi “bir yıldan iki yıla kadar hapis” şeklinde değiştirilmiştir.

9002

            Şikayet

            Madde 139- (1) Kişisel
verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve
verileri yok etmeme hariç, bu bölümde yer alan suçların soruşturulması ve
kovuşturulması şikayete bağlıdır.

            Tüzel
kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

       
    Madde 140-
(1)
Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler
hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

ONUNCU BÖLÜM

Malvarlığına
Karşı Suçlar

            Hırsızlık

            Madde 141- (1)
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya
başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

            (2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)

            Nitelikli hırsızlık(1)

       
    Madde 142-
(1)
Hırsızlık suçunun;

            a) Kime ait olursa olsun kamu kurum
ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına
veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,

            b) (Mülga: 18/6/2014-6545/62 md.)  

            c) Halkın yararlanmasına sunulmuş
ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan
eşya hakkında,

            d) Bir afet veya genel bir felaketin
meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan
eşya hakkında,

            e) Adet veya tahsis veya
kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında,

            f) (Mülga: 2/7/2012-6352/82 md.)  

            İşlenmesi hâlinde, üç yıldan yedi
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(1)

            (2) Suçun;

            a) Kişinin malını koruyamayacak
durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak,

            b) Elde veya üstte taşınan eşyayı
çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle,

            c) Doğal bir afetin veya sosyal
olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak,

            d) Haksız yere elde bulundurulan
veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini
engellemek suretiyle,(1)

            e) Bilişim sistemlerinin
kullanılması suretiyle,

            f) Tanınmamak için tedbir alarak
veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak,

            g) (…) (1) büyük veya
küçük baş hayvan hakkında,(1)

–––––––––––

(1) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı
Kanunun 62 nci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “iki yıldan
beş” ibaresi “üç yıldan yedi” şeklinde değiştirilmiş, ikinci fıkrasının (d)
bendine “kilit açmak” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya kilitlenmesini
engellemek” ibaresi eklenmiş, (g) bendinde yer alan “Barınak yerlerinde, sürüde
veya açık yerlerde bulunan” ibaresi madde metninden çıkarılmış, aynı
fıkrada  yer alan “üç yıldan yedi”
ibaresi “beş yıldan on” şeklinde değiştirilmiştir.

9002-1

            h) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Herkesin girebileceği bir yerde
bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde
muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında,

            İşlenmesi hâlinde, beş yıldan on
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun, bu fıkranın (b) bendinde
belirtilen surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda
olan kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar
artırılır.(1)

            (3) Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki
enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait
tesislerde işlenmesi halinde, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde,
ceza yarı oranında artırılır ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(2)

            (4) (Ek: 6/12/2006 – 5560/6 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla
konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde,
bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet
aranmaz.

            (5) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi sonucunda
haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu
hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre
verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.

            Suçun gece
vakti işlenmesi

       
    Madde 143-
(1)
Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.(3)

            Daha az
cezayı gerektiren haller

            Madde 144- (1) Hırsızlık
suçunun;

            a) Paydaş veya elbirliği ile malik
olunan mal üzerinde,

            b) Bir hukuki ilişkiye dayanan
alacağı tahsil amacıyla,

            İşlenmesi halinde, şikayet üzerine,
fail hakkında iki aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına
hükmolunur.

            Malın değerinin
az olması

             Madde 145- (1) (Değişik:
29/6/2005 – 5377/16 md.)
Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın
değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun
işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de
vazgeçilebilir.

–––––––––––

(1) 18/6/2014
tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 62 nci maddesiyle bu fıkrada  yer alan “üç yıldan yedi” ibaresi “beş yıldan
on” şeklinde değiştirilmiştir.

(2)  2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 82
nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ikinci fıkraya göre cezaya” ibaresi “beş
yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına”, “onbeş yıla kadar hapis” ibaresi ise
“ceza yarı oranında artırılır” şeklinde değiştirilmiştir.

(3) 18/6/2014
tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 63 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “üçte
birine kadar” ibaresi “yarı oranında” şeklinde değiştirilmiştir.

9003

         Kullanma
hırsızlığı

            Madde
146-

(1) Hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek
üzere işlenmesi halinde, şikayet üzerine, verilecek ceza yarı oranına kadar
indirilir. Ancak malın suç işlemek için kullanılmış olması halinde bu hüküm
uygulanmaz.

            Zorunluluk hâli

            Madde
147-

(1) Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi
halinde, olayın özelliğine göre, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi,
ceza vermekten de vazgeçilebilir.

            Yağma

            Madde
148-
(1)
Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel
dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla
büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak,
bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı
yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2)
Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına
sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan
bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde
böyle bir senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir
senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde de
aynı ceza verilir.

            (3)
Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale
getirilmesi de, yağma suçunda cebir sayılır.

            Nitelikli yağma

            Madde
149-

(1) Yağma suçunun;

            a)
Silahla,

            b)
Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,

            c)
Birden fazla kişi tarafından birlikte,

            d)
(Değişik: 18/6/2014-6545/64 md.) Yol kesmek suretiyle ya da konutta,
işyerinde veya bunların eklentilerinde,

            e)
Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

            f)
Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten
yararlanılarak,

            g)
Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla,

            h)
Gece vaktinde,

İşlenmesi halinde, fail hakkında on
yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

            (2)
Yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle
ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.

            Daha az cezayı gerektiren hâl

       
    Madde 150-
(1) Kişinin bir hukuki ilişkiye
dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde, ancak
tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

            (2)
Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek
ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.(1)

_______________________

(1) Bu fıkrada yer alan “indirilir”
ibaresi, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle
“indirilebilir” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

9004

         Mala
zarar verme

            Madde
151-
(1)
Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden,
yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun
şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.

            (2)
Haklı bir neden olmaksızın, sahipli hayvanı öldüren, işe yaramayacak hale
getiren veya değerinin azalmasına neden olan kişi hakkında yukarıdaki fıkra
hükmü uygulanır.

            Mala zarar vermenin nitelikli halleri(1)

            Madde
152-

(1) Mala zarar verme suçunun;

            a)
Kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun
yararlanmasına ayrılmış yer, bina, tesis veya diğer eşya hakkında,

            b)
Yangına, sel ve taşkına, kazaya ve diğer felaketlere karşı korunmaya tahsis
edilmiş her türlü eşya veya tesis hakkında,

            c)
Devlet ormanı statüsündeki yerler hariç, nerede olursa olsun, her türlü dikili
ağaç, fidan veya bağ çubuğu hakkında,

            d)
Sulamaya, içme sularının sağlanmasına veya afetlerden korumaya yarayan tesisler
hakkında,

            e)
Grev veya lokavt hallerinde işverenlerin veya işçilerin veya işveren veya işçi
sendika veya konfederasyonlarının maliki olduğu veya kullanımında olan bina,
tesis veya eşya hakkında,

            f)
Siyasi partilerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve üst
kuruluşlarının maliki olduğu veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya
hakkında,

            g)
Sona ermiş olsa bile, görevinden ötürü öç almak amacıyla bir kamu görevlisinin
zararına olarak,

            İşlenmesi
halinde, fail hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(1)

            (2)
Mala zarar verme suçunun;

            a)
Yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak,

            b)
Toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olmak suretiyle,

            c)
Radyasyona maruz bırakarak, nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanarak,

İşlenmesi halinde, verilecek ceza bir
katına kadar artırılır.(1)

            (3) (Ek: 18/6/2014-6545/65 md.) Mala zarar verme suçunun işlenmesi
sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında
kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar
hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.

            İbadethanelere ve mezarlıklara zarar
verme

       
    Madde 153-
(1) İbadethanelere, bunların eklentilerine,
buralardaki eşyaya, mezarlara, bunların üzerindeki yapılara, mezarlıklardaki
tesislere, mezarlıkların korunmasına yönelik olarak yapılan yapılara yıkmak,
bozmak veya kırmak suretiyle zarar veren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.

            (2)
Birinci fıkrada belirtilen yerleri ve yapıları kirleten kişi, üç aydan bir yıla
kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

            (3)
Birinci ve ikinci fıkralardaki fiillerin, ilgili dini inanışı benimseyen toplum
kesimini tahkir maksadıyla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında
artırılır.

            Hakkı olmayan yere tecavüz

            Madde
154
-
(1) (Değişik: 25/2/2009-5841/1 md.) Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya
eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını
değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa
yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine altı
aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.

_______________

(1) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı
Kanunun 65 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “altı”
ibaresi “dört”, ikinci fıkrasında yer alan “iki” ibaresi “bir” şeklinde
değiştirilmiştir.

9005

            (2) Köy tüzel kişiliğine ait
olduğunu veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş
bulunduğunu bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malları
kısmen veya tamamen zapt eden, bunlar üzerinde tasarrufta bulunan veya sürüp
eken kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.

            (3) Kamuya veya özel kişilere ait
suların mecrasını değiştiren kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar
uygulanır.

            Güveni
kötüye kullanma

            Madde 155- (1)
Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere
zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının
yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu
devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar
hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.(1)

            (2) Suçun, meslek ve sanat, ticaret
veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının
mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya
hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne
kadar adlî para cezasına hükmolunur.

            Bedelsiz
senedi kullanma

            Madde 156- (1)
Bedelsiz kalmış bir senedi kullanan kimseye, şikayet üzerine, altı aydan iki
yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.

            Dolandırıcılık

            Madde 157- (1) Hileli
davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak,
kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.

            Nitelikli
dolandırıcılık

       
    Madde 158-
(1)
Dolandırıcılık suçunun;

            a) Dinî inanç ve duyguların istismar
edilmesi suretiyle,

            b) Kişinin içinde bulunduğu
tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,

            c) Kişinin algılama yeteneğinin
zayıflığından yararlanmak suretiyle,

            d) Kamu kurum ve kuruluşlarının,
kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel
kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,

            e) Kamu kurum ve kuruluşlarının
zararına olarak,

            f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,

            g) Basın ve yayın araçlarının
sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

            h) Tacir veya şirket yöneticisi olan
ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında;
kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,

            i) Serbest meslek sahibi kişiler
tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye
kullanılması suretiyle,

            j) Banka veya diğer kredi
kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,

            k) Sigorta bedelini almak
maksadıyla,

            l)
(Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,

             İşlenmesi halinde, üç yıldan
on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.;
Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.)
Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde
sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının
miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. (2)

__________________

(1)   Bu fıkrada geçen
"Başkasına ait olup da," ibaresinden sonra gelmek üzere, 29/6/2005
tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle "muhafaza etmek
veya" ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.

(2)   24/11/2016
tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “iki
yıldan yedi yıla” ibaresi “üç yıldan on yıla” şeklinde, “(j) ve (k)” ibaresi
“(j), (k) ve (l)” şeklinde değiştirilmiştir.

9006

            (2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin
olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin
gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi,
yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.) Bu
madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.

            Daha az
cezayı gerektiren hal

       
    Madde 159-
(1)
Dolandırıcılığın, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi
halinde, şikayet üzerine, altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para
cezasına hükmolunur.

            Kaybolmuş
veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf

       
    Madde 160-
(1)
Kaybedilmiş olması nedeniyle malikinin zilyedliğinden çıkmış olan ya da hata
sonucu ele geçirilen eşya üzerinde, iade etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan
haberdar etmeksizin, malik gibi tasarrufta bulunan kişi, şikayet üzerine, bir
yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

            Hileli iflâs

            Madde 161- (1)
Malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflarda bulunan kişi, bu hileli
tasarruflardan önce veya sonra iflasa karar verilmiş olması halinde, üç yıldan
sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Hileli iflasın varlığı için;

            a) Alacaklıların alacaklarının
teminatı mahiyetinde olan malların kaçırılması, gizlenmesi veya değerinin
azalmasına neden olunması,

            b) Malvarlığını kaçırmaya yönelik
tasarruflarının ortaya çıkmasını önlemek için ticari defter, kayıt veya
belgelerin gizlenmesi veya yok edilmesi,

            c) Gerçekte bir alacak ve borç
ilişkisi olmadığı halde, sanki böyle bir ilişki mevcutmuş gibi, borçların
artmasına neden olacak şekilde belge düzenlenmesi,

            d) Gerçeğe aykırı muhasebe
kayıtlarıyla veya sahte bilanço tanzimiyle aktifin olduğundan az gösterilmesi,

            Gerekir.

            Taksirli
iflas

       
    Madde 162-
(1) Tacir
olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflasa
sebebiyet veren kişi, iflasa karar verilmiş olması halinde, iki aydan bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            Karşılıksız
yararlanma

       
    Madde 163-
(1)
Otomatlar aracılığı ile sunulan ve bedeli ödendiği takdirde yararlanılabilen
bir hizmetten ödeme yapmadan yararlanan kişi, iki aydan altı aya kadar hapis
veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

            (2) Telefon hatları ile
frekanslarından veya elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli veya şifresiz
yayınlardan sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan yararlanan kişi, altı
aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

(3) (Ek: 2/7/2012-6352/83 md.) Abonelik esasına göre
yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın
sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim
miktarının belirlenmesini
engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir
yıldan üç yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.

            Şirket veya
kooperatifler hakkında yanlış bilgi

            Madde 164- (1) Bir şirket
veya kooperatifin kurucu, ortak, idareci, müdür veya temsilcileri veya yönetim
veya denetim kurulu üyeleri veya tasfiye memuru sıfatını taşıyanlar, kamuya
yaptıkları beyanlarda veya genel kurula sundukları raporlarda veya önerilerde
ilgililerin zarara uğramasına neden olabilecek nitelikte gerçeğe aykırı önemli
bilgiler verecek veya verdirtecek olurlarsa altı aydan üç yıla kadar hapis veya
bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.

9007

            Suç
eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi

            Madde 165 - (Değişik: 26/6/2009 –
5918/3 md.)

            (1) Bir suçun işlenmesiyle elde
edilen eşyayı veya diğer malvarlığı değerini, bu suçun işlenmesine iştirak
etmeksizin, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan üç
yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

            Bilgi
vermeme

            Madde 166- (1) Bir
hukuki ilişkiye dayalı olarak elde ettiği eşyanın, esasında suç işlemek
suretiyle veya suç işlemek dolayısıyla elde edildiğini öğrenmesine rağmen, suçu
takibe yetkili makamlara vakit geçirmeksizin bildirimde bulunmayan kişi, altı
aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

            Şahsi
cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep

            Madde 167- (1) Yağma
ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların;

            a) Haklarında ayrılık kararı
verilmemiş eşlerden birinin,

            b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu
derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın,

            c) Aynı konutta beraber yaşayan
kardeşlerden birinin,

            Zararına olarak işlenmesi halinde,
ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.     

            (2) Bu suçların, haklarında ayrılık
kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan
kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala,
teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi
halinde; ilgili akraba hakkında şikayet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında
indirilir.

            Etkin
pişmanlık

            Madde 168 – (Değişik: 29/6/2005 –
5377/20 md.)

(1)
Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli
iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat
bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya
yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri
verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte
ikisine kadarı indirilir.(1)

             (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve
fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına
kadarı indirilir.

             (3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren
kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci
fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir.

             (4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık
hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.

(5) (Ek:
2/7/2012 – 6352/84 md.)
Karşılıksız
yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım
edenin pişmanlık göstererek
mağdurun, kamunun veya özel
hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma
tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz;
zararın hüküm
verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte
birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden
iki defadan fazla yararlanamaz.

            Tüzel kişiler hakkında güvenlik
tedbiri uygulanması

            Madde 169-
(1) Hırsızlık, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarının işlenmesi
suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

ÜÇÜNCÜ KISIM

Topluma
Karşı Suçlar

BİRİNCİ
BÖLÜM

Genel
Tehlike Yaratan Suçlar

            Genel
güvenliğin kasten tehlikeye sokulması

       
    Madde 170-
(1)
Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde
ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda;

            a) Yangın çıkaran,

            b) Bina çökmesine, toprak kaymasına,
çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olan,

__________________

(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 84 üncü
maddesiye bu fıkrada yer alan “ve karşılıksız yararlanma” ibaresi madde
metninden çıkarılmıştır.

9008

            c) Silahla ateş eden veya patlayıcı
madde kullanan,

            Kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.

            (2) Yangın, bina çökmesi, toprak
kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın tehlikesine neden olan kişi, üç aydan bir
yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

            Genel
güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması

       
    Madde 171-
(1)
Taksirle;

            a) Yangına,

            b) Bina çökmesine, toprak kaymasına,
çığ düşmesine, sel veya taşkına,

            Neden olan kişi, fiilin başkalarının
hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olması halinde, üç aydan
bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            Radyasyon
yayma

            Madde 172- (1) Bir
başkasını, sağlığını bozmak amacıyla ve bu amacı gerçekleştirmeye elverişli
olacak surette, radyasyona tabi tutan kişi, üç yıldan onbeş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.

            (2) Birinci fıkradaki fiilin
belirsiz sayıda kişilere karşı işlenmiş olması halinde, beş yıldan az olmamak
üzere hapis cezasına hükmolunur.

            (3) Bir başkasının hayatı, sağlığı
veya malvarlığına önemli ölçüde zarar vermeye elverişli olacak biçimde
radyasyon yayan veya atom çekirdeklerinin parçalanması sürecine etkide bulunan
kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (4) Radyasyon yayılmasına veya atom
çekirdeklerinin parçalanması sürecine, bir laboratuvar veya tesisin işletilmesi
sırasında gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak neden olan kişi,
fiilin bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığına önemli ölçüde zarar
vermeye elverişli olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.

            Atom
enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme

       
    Madde 173-
(1) Atom
enerjisini serbest bırakarak bir patlamaya ve bu suretle bir başkasının hayatı,
sağlığı veya malvarlığı hakkında önemli ölçüde tehlikeye sebebiyet veren kişi,
beş yıldan az olmamak üzere hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan
fiilin taksirle işlenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.

            Tehlikeli
maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi (1)

       
    Madde 174-
(1) Yetkili
makamlardan gerekli izni almaksızın, patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı,
boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal,
biyolojik maddeyi imal, ithal veya ihraç eden, ülke içinde bir yerden diğer bir
yere nakleden, muhafaza eden, satan, satın alan veya işleyen kişi, dört yıldan
sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. Yetkili makamların izni olmaksızın, bu fıkra kapsamına giren
maddeleri imal etmek, işlemek veya kullanmak amacıyla, gerekli olan malzeme ve
teçhizatı ithal eden, ihraç eden, satışa arz eden, başkalarına veren, nakleden,
depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi de aynı ceza ile
cezalandırılır. (1)

            (2) Bu fiillerin suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek
ceza bir kat artırılır. (1)

            (3) Önemsiz tür ve miktarda
patlayıcı maddeyi satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında,
kullanılış amacı gözetilerek, bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

–––––––––––––––––

(1) 
24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle, bu
maddenin birinci fıkrasında yer alan “üç yıldan”
ibaresi “dört yıldan” şeklinde, “maddelerin imalinde, işlenmesinde veya
kullanılmasında gerekli olan malzeme ve teçhizatı ihraç eden” ibaresi
“maddeleri imal etmek, işlemek veya kullanmak amacıyla, gerekli olan malzeme ve
teçhizatı ithal eden, ihraç eden, satışa arz eden, başkalarına veren, nakleden,
depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran” şeklinde, ikinci fıkrasında
yer alan “yarı oranında” ibaresi “bir kat” şeklinde değiştirilmiştir.

9009

            Akıl
hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali

            Madde 175- (1)
Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünü, başkalarının hayatı,
sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde ihmal eden
kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

            İnşaat
veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama

            Madde 176- (1)
İnşaat veya yıkım faaliyeti sırasında, insan hayatı veya beden bütünlüğü
açısından gerekli olan tedbirleri almayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis
veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

            Hayvanın
tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması

            Madde 177-
(1) Gözetimi altında bulunan hayvanı başkalarının hayatı veya sağlığı
bakımından tehlikeli olabilecek şekilde serbest bırakan veya bunların kontrol
altına alınmasında ihmal gösteren kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır.

            İşaret
ve engel koymama

            Madde 178- (1)
Herkesin gelip geçtiği yerlerde yapılmakta olan işlerden veya bırakılan eşyadan
doğan tehlikeyi önlemek için gerekli işaret veya engelleri koymayan, konulmuş
olan işaret veya engelleri kaldıran ya da bunların yerini değiştiren kişi, iki
aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

            Trafik
güvenliğini tehlikeye sokma

            Madde 179- (1)
Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşımının güven içinde akışını sağlamak için
konulmuş her türlü işareti değiştirerek, kullanılamaz hale getirerek,
konuldukları yerden kaldırarak, yanlış işaretler vererek, geçiş, varış, kalkış
veya iniş yolları üzerine bir şey koyarak ya da teknik işletim sistemine
müdahale ederek, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir
tehlikeye neden olan kişiye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.

            (2) Kara, deniz, hava veya demiryolu
ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli
olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, 
üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (1)

            (3) Alkol veya uyuşturucu madde
etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare
edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki fıkra hükmüne
göre cezalandırılır.

            Trafik
güvenliğini taksirle tehlikeye sokma

            Madde 180-
(1) Deniz, hava veya demiryolu ulaşımında, kişilerin hayatı, sağlığı veya
malvarlığı bakımından bir tehlikeye taksirle neden olan kimseye üç aydan üç
yıla kadar hapis cezası verilir.

İKİNCİ
BÖLÜM

Çevreye
Karşı Suçlar

            Çevrenin kasten kirletilmesi

       
    Madde 181-
(1)
İlgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı olarak ve çevreye zarar
verecek şekilde, atık veya artıkları toprağa, suya veya havaya kasten veren
kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

–––––––––––––––––

(1)  24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 16
ncı  maddesiyle, bu fıkraya “idare eden
kişi,” ibaresinden sonra gelmek üzere “üç aydan” ibaresi eklenmiştir.

9010

            (2) Atık veya artıkları izinsiz
olarak ülkeye sokan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.

            (3) Atık veya artıkların toprakta,
suda veya havada kalıcı özellik göstermesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre
verilecek ceza iki katı kadar artırılır.

            (4) Bir ve ikinci fıkralarda
tanımlanan fiillerin, insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların
ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin
doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan atık
veya artıklarla ilgili olarak işlenmesi halinde, beş yıldan az olmamak üzere
hapis cezasına ve bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

            (5) Bu maddenin iki, üç ve dördüncü
fıkrasındaki fiillerden dolayı tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.

            Çevrenin
taksirle kirletilmesi

       
    Madde 182-

(1) Çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkların toprağa, suya veya
havaya verilmesine taksirle neden olan kişi, adlî para cezası ile
cezalandırılır. Bu atık veya artıkların, toprakta, suda veya havada kalıcı etki
bırakması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

            (2) İnsan veya hayvanlar açısından
tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine,
hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek
niteliklere sahip olan atık veya artıkların toprağa, suya veya havaya taksirle
verilmesine neden olan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.

            Gürültüye
neden olma

            Madde 183-
(1) İlgili kanunlarla belirlenen yükümlülüklere aykırı olarak, başka bir
kimsenin sağlığının zarar görmesine elverişli bir şekilde gürültüye neden olan
kişi, iki aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

            İmar
kirliliğine neden olma

            Madde 184-
(1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya
yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Yapı ruhsatiyesi olmadan
başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon
bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.

            (3) Yapı kullanma izni alınmamış
binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişi iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde
hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde
uygulanır.

            (5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata
aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun
hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası
açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla
ortadan kalkar.

            (6) (Ek: 29/6/2005 – 5377/21 md.) İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, 12
Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmaz.

9011

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Kamunun
Sağlığına Karşı Suçlar

            Zehirli
madde katma

       
    Madde 185-
(1)
İçilecek sulara veya yenilecek veya içilecek veya kullanılacak veya tüketilecek
her çeşit besin veya şeylere zehir katarak veya başka suretlerle bunları bozarak
kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşüren kimseye iki yıldan onbeş yıla
kadar hapis cezası verilir.

            (2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen
fiillerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak işlenmesi halinde, üç
aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

            Bozulmuş
veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti

            Madde 186- (1)
Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş,
değiştirilmiş her tür yenilecek veya içilecek şeyleri veya ilaçları satan,
tedarik eden, bulunduran kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz
güne kadar adlî para cezası verilir.

            (2) Bu suçun, resmi izne dayalı
olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenmesi halinde,
verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.

            Kişilerin hayatını
ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma

       
    Madde 187-
(1)
Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç üreten veya
satan kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.

            (2) Bu suçun tabip veya eczacı
tarafından ya da resmi izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve sanatın
icrası kapsamında işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında
artırılır.

            Uyuşturucu
veya uyarıcı madde imal ve ticareti(2)(3)

            Madde 188- (1)
Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal,
ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden
yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2)(3)

            (2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde
ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla
bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı,
Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama
sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.

            (3) Uyuşturucu veya uyarıcı
maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz
eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul
eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(1)(2) (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Ancak,
uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması
hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.
(3)

_________________________

(1)   Bu fıkralarda
geçen "nakleden" ibaresinden önce gelmek üzere, 29/6/2005 tarihli ve
5377 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle, "sevk eden," ibaresi eklenmiş
ve metne işlenmiştir.

(2)  18/6/2014
tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 66 ncı maddesiyle, bu maddenin birinci
fıkrasında yer alan “on yıldan az olmamak üzere” ibaresi “yirmi yıldan otuz
yıla kadar” şeklinde, üçüncü fıkrasında yer alan “beş yıldan onbeş yıla kadar”
ibaresi “on yıldan az olmamak üzere”  ve
yedinci fıkrasında yer alan “dört” ibaresi “sekiz” şeklinde değiştirilmiştir.

(3) 15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı
KHK’nin 137 nci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasına “yirmi yıldan otuz
yıla kadar hapis ve” ibaresinden sonra gelmek üzere “ikibin günden” ibaresi,
üçüncü fıkrasına “on yıldan az olmamak üzere hapis ve” ibaresinden sonra gelmek
üzere “bin günden” ibaresi eklenmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve
7078 sayılı Kanunun 132 nci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.

9012

(4)
(Değişik: 27/3/2015-6638/11 md.) a)
Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin,
kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri veya bazmorfin olması,

b)
Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi
tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile
bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle
belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma
açık yerlerde işlenmesi,

hâlinde
verilecek ceza yarı oranında artırılır.

            (5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen
suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde
verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

            (6) Üretimi resmi makamların iznine
veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve
uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da
yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek
cümle: 29/6/2005 – 5377/22 md.)
Ancak, verilecek ceza yarısına kadar
indirilebilir.

            (7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki
doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve
ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden,
imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden
kişi, sekiz  yıldan az olmamak üzere
hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(1)(2)(3)

            (8) Bu maddede tanımlanan suçların
tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe,
hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya
ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek
ceza yarı oranında artırılır.

            Tüzel
kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

            Madde 189- (1)
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarının bir tüzel kişinin
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

            Uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanılmasını kolaylaştırma(4)

       
    Madde 190-
(1)
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak için;

            a) Özel yer, donanım veya malzeme
sağlayan,

            b) Kullananların yakalanmalarını
zorlaştıracak önlemler alan,

            c) Kullanma yöntemleri konusunda
başkalarına bilgi veren,

            Kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis
ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(4) (5)

_________________________

(1)   Bu fıkralarda
geçen "nakleden" ibaresinden önce gelmek üzere, 29/6/2005 tarihli ve
5377 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle, "sevk eden," ibaresi eklenmiş
ve metne işlenmiştir.

(2)  18/6/2014
tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 66 ncı maddesiyle, bu maddenin birinci
fıkrasında yer alan “on yıldan az olmamak üzere” ibaresi “yirmi yıldan otuz
yıla kadar” şeklinde, üçüncü fıkrasında yer alan “beş yıldan onbeş yıla kadar”
ibaresi “on yıldan az olmamak üzere”  ve
yedinci fıkrasında yer alan “dört” ibaresi “sekiz” şeklinde değiştirilmiştir.

(3) 15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı
KHK’nin 137 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan 
“sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve” ibaresinden sonra gelmek üzere
“bin günden” ibaresi eklenmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7078
sayılı Kanunun 132 nci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.

(4) 
18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 67 nci maddesiyle, bu maddenin
birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “iki yıldan beş” ibareleri “beş yıldan
on” şeklinde değiştirilmiştir.

(5) 15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı
KHK’nin 138 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan  ““on yıla kadar hapis” ibaresinden sonra
gelmek üzere “ve bin günden onbin güne kadar adlî para” ibaresi eklenmiş, daha
sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7078 sayılı Kanunun 133 üncü maddesiyle
aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.

9012-1

            (2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanılmasını alenen özendiren veya bu nitelikte yayın yapan kişi, beş yıldan
on yıla kadar hapis ve bin günden
onbin güne kadar adlîpara cezası ile
cezalandırılır.(1)(2)(3)

            (3) Bu maddede tanımlanan suçların
tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe,
hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya
ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek
ceza yarı oranında artırılır.(1)

            Kullanmak
için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya
da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak (4)

            Madde 191- (Değişik: 18/6/2014 – 6545/68 md.)

(1)
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya
bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2)
Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar
aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar
verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda  
şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere
uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından
ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.

(3)
Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli
serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer
aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli
serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik
süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.

(4)
Kişinin, erteleme süresi zarfında;

a)
Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun
davranmamakta ısrar etmesi,

b)
Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi
veya bulundurması,

c)
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,

hâlinde,
hakkında kamu davası açılır.

(5)
Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı
madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya
uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı
bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.

__________________________

(1)  18/6/2014
tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 67 nci maddesiyle, bu maddenin birinci ve ikinci
fıkralarında yer alan “iki yıldan beş” ibareleri “beş yıldan on” şeklinde
değiştirilmiştir.

(2) 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 23 üncü
maddesiyle, bu maddenin ikinci fıkrası üçüncü fıkra, üçüncü fıkrası ise ikinci
fıkra  olarak değiştirilmiştir.

(3) 15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı
KHK’nin 138 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan  ““on yıla kadar hapis” ibaresinden sonra
gelmek üzere “ve bin günden onbin güne kadar adlî para” ibaresi eklenmiş, daha
sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7078 sayılı Kanunun 133 üncü maddesiyle
aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.

(4) Bu maddenin başlığı “Kullanmak için uyuşturucu veya
uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak” iken, 18/6/2014
tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 68 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.

9012-2

 (6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının
açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği
iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının
açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.

(7)
Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere
aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya
yer olmadığı kararı verilir.

(8)
Bu Kanunun;

a)
188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,

b)
190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını
kolaylaştırma,

suçundan
dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına
girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde
hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.

(9)
Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu
davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır.

(10) (Ek: 27/3/2015-6638/12 md.) Birinci
fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi,
eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların
varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen
sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık
yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

9013

            Etkin
pişmanlık

       
    Madde 192-
(1)
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan
kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve
uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri
merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya
uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında
cezaya hükmolunmaz.

            (2) Kullanmak için uyuşturucu veya
uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar
tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin
ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya
uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya
hükmolunmaz.

            (3) Bu suçlar haber alındıktan sonra
gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının
yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın
niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.

            (4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın
almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce
resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini
isterse, cezaya hükmolunmaz. (Ek cümle:
24/11/2016-6763/16 md.)
Bu
durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci
maddeler uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz. (1)

            Zehirli
madde imal ve ticareti

       
    Madde 193-
(1)
İçeriğinde zehir bulunan ve üretilmesi, bulundurulması veya satılması izne
bağlı olan maddeyi izinsiz olarak üreten, bulunduran, satan veya nakleden kişi,
iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            Sağlık için
tehlikeli madde temini

            Madde 194- (1) Sağlık
için tehlike oluşturabilecek maddeleri çocuklara, akıl hastalarına veya uçucu
madde kullananlara veren veya tüketimine sunan kişi, altı aydan bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.

            Bulaşıcı
hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma

            Madde 195- (1)
Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin
bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan
tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.

            Usulsüz ölü
gömülmesi

       
    Madde 196-
(1) Ölü
gömülmesine ayrılan yerlerden başka yerlere ölü gömen veya gömdüren kişi, altı
aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM

Kamu
Güvenine Karşı Suçlar

            Parada
sahtecilik

            Madde 197- (1)
Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte
olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi,
iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.

            (2) Sahte parayı bilerek kabul eden
kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.

–––––––––––––––––

(1)  24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 17
nci  maddesiyle, bu fıkraya “makamlara”
ibaresinden sonra gelmek üzere “veya sağlık kuruluşlarına” ibaresi eklenmiştir.

9014

            (3) Sahteliğini bilmeden kabul
ettiği parayı bu niteliğini bilerek tedavüle koyan kişi, üç aydan bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            Paraya
eşit sayılan değerler

            Madde 198- (1)
Devlet tarafından ihraç edilip de hamiline yazılı bonolar, hisse senetleri,
tahviller ve kuponlar, yetkili kurumlar tarafından çıkarılmış olup da kanunen
tedavül eden senetler, tahviller ve evrak ile milli ziynet altınları, para
hükmündedir.

            Kıymetli
damgada sahtecilik

            Madde 199-
(1) Kıymetli damgayı sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden
veya tedavüle koyan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası
ile cezalandırılır.

            (2) Sahte olarak üretilmiş kıymetli
damgayı bilerek kabul eden kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para
cezası ile cezalandırılır.

            (3) Sahteliğini bilmeden kabul
ettiği kıymetli damgayı bu niteliğini bilerek tedavüle koyan kişi, bir aydan
altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (4) Damgalı kağıtlar, damga ve posta
pulları ve muayyen bir miktar vergi veya harcın ödendiğini belgelemek amacıyla
kullanılan pullar, kıymetli damga sayılır.

            Para
ve kıymetli damgaları yapmaya yarayan araçlar

            Madde 200-
(1) Paralarla kıymetli damgaların üretiminde kullanılan alet veya malzemeyi
izinsiz olarak üreten, ülkeye sokan, satan, devreden, satın alan, kabul eden
veya muhafaza eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve adlî para cezası
ile cezalandırılır.

            Etkin
pişmanlık

            Madde 201-
(1) Sahte olarak para veya kıymetli damga üreten, ülkeye sokan, nakleden,
muhafaza eden veya kabul eden kişi, bu para veya kıymetli damgaları tedavüle
koymadan ve resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç
ortaklarını ve sahte olarak üretilen para veya kıymetli damgaların üretildiği
veya saklandığı yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç
ortaklarının yakalanmasını ve sahte olarak üretilen para veya kıymetli
damgaların ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.

            (2) Sahte para veya kıymetli damga
üretiminde kullanılan alet ve malzemeyi izinsiz olarak üreten, ülkeye sokan,
satan, devreden, satın alan, kabul eden veya muhafaza eden kişi, resmi makamlar
tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve bu malzemenin
üretildiği veya saklandığı yerleri ilgili makama haber verirse, verilen bilginin
suç ortaklarının yakalanmasını ve bu malzemenin ele geçirilmesini sağlaması
halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.

            Mühürde
sahtecilik

       
    Madde 202-
(1)
Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık
tarafından kullanılan mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, iki yıldan
sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca
veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya
belgeleyici mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, bir yıldan altı yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            Mühür
bozma

            Madde 203-
(1) Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya
varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş
amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır.

9015

            Resmi
belgede sahtecilik

       
    Madde 204-

(1) Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi
başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan
kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Görevi gereği düzenlemeye
yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi
başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge
düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (3) Resmi belgenin, kanun hükmü
gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması
halinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır.

            Resmî
belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek

       
    Madde 205-
(1)
Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

            Resmi
belgenin düzenlenmesinde yalan beyan

       
    Madde 206-

(1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan
beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.

            Özel
belgede sahtecilik

            Madde 207- (1)
Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi
başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Bir sahte özel belgeyi bu
özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.

            Özel
belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek

           Madde 208 - (1)
Gerçek bir özel belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            Açığa
imzanın kötüye kullanılması

            Madde 209-
(1) Belirli bir tarzda doldurulup kullanılmak üzere kendisine teslim olunan
imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdı, verilme nedeninden farklı bir
şekilde dolduran kişi, şikayet üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.

            (2) İmzalı ve kısmen veya tamamen
boş bir kağıdı hukuka aykırı olarak ele geçirip veya elde bulundurup da hukuki
sonuç doğuracak şekilde dolduran kişi, belgede sahtecilik hükümlerine göre
cezalandırılır.

            Resmi belge hükmünde belgeler

       
    Madde 210-

(1) Özel belgede sahtecilik suçunun konusunun, emre veya hamile yazılı kambiyo
senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname olması
halinde, resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

            (2) Gerçeğe aykırı belge düzenleyen
tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği mensubu, üç
aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen belgenin
kişiye haksız bir menfaat sağlaması ya da kamunun veya kişilerin zararına bir
sonuç doğurucu nitelik taşıması halinde, resmi belgede sahtecilik hükümlerine
göre cezaya hükmolunur.

9016

            Daha az cezayı gerektiren hal

            Madde 211-
(1) Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun
belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, verilecek
ceza, yarısı oranında indirilir.

            İçtima
            Madde 212- (1) Sahte
resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması
halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya
hükmolunur.

BEŞİNCİ
BÖLÜM

Kamu
Barışına Karşı Suçlar

            Halk arasında korku ve panik
yaratmak amacıyla tehdit

            Madde 213-
(1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut
veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan
kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Suçun silahla işlenmesi halinde,
verilecek ceza, kullanılan silahın niteliğine göre yarı oranına kadar
artırılabilir.

            Suç
işlemeye tahrik

       
    Madde 214-
(1)
Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.

            (2) Halkın bir kısmını diğer bir
kısmına karşı silahlandırarak, birbirini öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş
yıldan yirmidört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (3) Tahrik konusu suçların işlenmesi
halinde, tahrik eden kişi, bu suçlara azmettiren sıfatıyla cezalandırılır.

            Suçu
ve suçluyu övme (1)

       
    Madde 215-
(1)
İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven
kimse, bu
nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması
hâlinde, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            Halkı
kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama

            Madde 216-
(1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı
özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa
alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir
tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.

            (2) Halkın bir kesimini, sosyal
sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen
aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (3) Halkın bir kesiminin benimsediği
dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli
olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            Kanunlara
uymamaya tahrik

       
    Madde 217-

(1) Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını
bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî
para cezası ile cezalandırılır.

            Ortak
hüküm

            Madde 218-
(1)
(Değişik: 29/6/2005 – 5377/25 md.) Yukarıdaki
maddelerde tanımlanan suçların basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde,
verilecek ceza yarı oranına kadar artırılır. Ancak, haber verme sınırlarını
aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.

––––––––––––––––

(1) 11/4/2013 tarihli ve 6459
sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle, bu maddede yer alan “kimse,” ibaresinden
sonra gelmek üzere “bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir
tehlikenin ortaya çıkması hâlinde,” ibaresi eklenmiştir.

9017

            Görev
sırasında din hizmetlerini kötüye kullanma

            Madde 219- (1)
İmam, hatip, vaiz, rahip, haham gibi dini reislerden biri vazifesini ifa
sırasında alenen hükümet idaresini ve Devlet kanunlarını ve hükümet icraatını
takbih ve tezyif ederse bir aydan bir seneye kadar hapis ve adlî para cezası
ile cezalandırılır veya bunlardan birine hükmolunabilir.

            (2) Yukarıdaki fıkrada gösterilen
kimselerden biri işbu sıfattan bilistifade hükümetin idaresini ve kanun ve
nizam ve emirleri ve dairelerden birine ait olan vazife ve salahiyeti takbih ve
tezyife veya halkı kanunlara yahut hükümet emirlerini icraya veya memuru
memuriyetinin vazifesi icabına karşı itaatsizliğe tahrik ve teşvik edecek
olursa üç aydan iki seneye kadar hapse ve adlî para cezası ve müebbeden veya
muvakkaten bilfiil o vazifeyi icradan ve onun menfaat ve aidatını almaktan
memnuiyetine hükmolunur.

            (3) Kendi sıfatlarından istifade
ederek kanuna göre kazanılmış olan haklara muhalif iş ve sözlerde bulunmaya,
bir kimseyi icbar ve ikna eden din reis ve memurları hakkında dahi baladaki
fıkrada yazılı ceza tertip olunur.

            (4) Bunlardan biri dini sıfatından
istifade ederek, birinci fıkrada yazılı fiillerden başka bir cürüm işlerse
altıda bir miktarı çoğaltılmak şartıyla o cürüm için kanunda yazılı olan ceza
ile mahkûm olur.

            (5) Şu kadar ki kanun işbu sıfatı
esasen nazarıitibara almış ise cezayı çoğaltmaya mahal yoktur.

            Suç
işlemek amacıyla örgüt kurma

       
    Madde 220-

(1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler,
örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç
suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç
kişi olması gerekir.

            (2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş
olan örgüte üye olanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.

            (3) Örgütün silahlı olması halinde,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza dörtte birinden yarısına kadar
artırılır.

            (4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde
suç işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.

            (5) Örgüt yöneticileri, örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak
cezalandırılır.

            (6) (Değişik: 2/7/2012 – 6352/85
md.)

Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi,
ayrıca örgüte üye olmak suçundan da cezalandırılır. Örgüte üye olmak suçundan
dolayı verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.(Ek cümle: 11/4/2013-6459/11 md.) Bu fıkra hükmü sadece silahlı örgütler
hakkında uygulanır.

            (7) (Değişik: 2/7/2012 – 6352/85
md.)

Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte,
örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak
cezalandırılır. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın
niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir.

            (8) Örgütün cebir, şiddet veya
tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere
başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (1)

––––––––––––

(1) 11/4/2013 tarihli ve 6459
sayılı Kanunun  11 inci maddesiyle, bu
fıkrada yer alan “veya amacının” ibaresi “cebir, şiddet veya tehdit içeren
yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik
edecek şekilde” şeklinde değiştirilmiştir.

9018

            Etkin
pişmanlık

       
    Madde 221-

(1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve
örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği
bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya
hükmolunmaz.

            (2) Örgüt üyesinin, örgütün
faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin,
gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde,
hakkında cezaya hükmolunmaz.

            (3) Örgütün faaliyeti çerçevesinde
herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan örgüt üyesinin,
pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını
sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.

            (4) Suç işlemek amacıyla örgüt
kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt
adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin,
gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen
suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya
örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri
yakalandıktan sonra vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada
üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.(1)

            (5) Etkin pişmanlıktan yararlanan
kişiler hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur.
Denetimli serbestlik tedbirinin süresi üç yıla kadar uzatılabilir.

            (6) (Ek: 6/12/2006 – 5560/8 md.) Kişi hakkında, bu maddedeki etkin
pişmanlık hükümleri birden fazla uygulanmaz.

            Şapka
ve Türk harfleri

       
    Madde 222-

(Mülga: 2/3/2014-6529/16 md.)

ALTINCI
BÖLÜM

Ulaşım
Araçlarına veya Sabit Platformlara Karşı Suçlar

            Ulaşım araçlarının kaçırılması veya
alıkonulması

       
    Madde 223-

(1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla kara
ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen, bu aracı hareket halinde iken
durduran veya gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Suçun konusunun deniz veya
demiryolu ulaşım aracı olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.

            (3) Cebir veya tehdit kullanarak ya
da hukuka aykırı başka bir davranışla hava ulaşım aracının hareket etmesini
engelleyen veya bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, beş
yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (4) Bu suçların işlenmesi sırasında
kişilerin hürriyetinin tahdit edilmesi dolayısıyla ayrıca cezaya hükmolunur.

            (5) Bu suçların işlenmesi sırasında
kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi
durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

            Kıt'a
sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgedeki sabit platformların işgali

            Madde 224-
(1) Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgede kurulmuş sabit bir
platformu cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla
ele geçiren, zapteden veya kontrolü altına alan kişi, beş yıldan onbeş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

______________________

(1)   Bu fıkrada
geçen  "örgüte üye olan"
ibaresinden sonra gelmek üzere, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 26 ncı
maddesiyle "ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya
örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden" ibaresi eklenmiştir.

9019

            (2) Bu suçun işlenmesi sırasında
kişilerin hürriyetinin tahdit edilmesi dolayısıyla ayrıca cezaya hükmolunur.

            (3) Bu suçun işlenmesi sırasında
kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi
durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

YEDİNCİ
BÖLÜM

Genel
Ahlaka Karşı Suçlar

            Hayasızca hareketler

       
    Madde 225-

(1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            Müstehcenlik

            Madde 226- (1)
a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da
bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,

            b) Bunların içeriklerini çocukların
girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek
şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,

            c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf
olunabilecek şekilde satışa veya kiraya arz eden,

            d) Bu ürünleri, bunların satışına
mahsus alışveriş yerleri dışında, satışa arz eden, satan veya kiraya veren,

            e) Bu ürünleri, sair mal veya hizmet
satışları yanında veya dolayısıyla bedelsiz olarak veren veya dağıtan,

            f) Bu ürünlerin reklamını yapan,

            Kişi, altı aydan iki yıla kadar
hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.

            (2) Müstehcen görüntü, yazı veya
sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden
kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.

            (3) Müstehcen görüntü, yazı veya
sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili
çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri
kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden,
bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (1)

            (4) Şiddet kullanılarak,
hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan
cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten,
ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının
kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

            (5) Üç ve dördüncü fıkralardaki
ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına
aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan
kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.

            (6) Bu suçlardan dolayı, tüzel
kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

–––––––––––––––

(1)  24/3/2016
tarihli ve 6698 sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“çocukları” ibaresi “çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi
görünen kişileri” şeklinde değiştirilmiştir.

9020

            (7) Bu madde hükümleri, bilimsel
eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve çocuklara ulaşması engellenmek
koşuluyla, sanatsal ve edebi değeri olan eserler hakkında uygulanmaz.

            Fuhuş
      
     Madde 227-
(1) Çocuğu
fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya
barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun
işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.

            (2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden,
bunun yolunu kolaylaştıran ya da fuhuş için aracılık eden veya yer temin eden
kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. Fuhşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak kısmen veya
tamamen geçimin sağlanması, fuhşa teşvik sayılır.

            (3) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.; Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/18
md.)
Fuhşu kolaylaştırmak veya fuhşa aracılık etmek amacıyla hazırlanmış
görüntü, yazı ve sözleri içeren ürünleri veren, dağıtan veya yayan kişi bir
yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden iki bin güne kadar adli para
cezası ile cezalandırılır.

            (4) Cebir veya tehdit kullanarak,
hile ile ya da çaresizliğinden yararlanarak bir kimseyi fuhşa sevk eden veya
fuhuş yapmasını sağlayan kişi hakkında yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza
yarısından iki katına kadar artırılır.

            (5) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan
suçların eş, üstsoy, kayın üstsoy, kardeş, evlat edinen, vasi, eğitici,
öğretici, bakıcı, koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler
tarafından ya da kamu görevi veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye
kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.

            (6) Bu suçların, suç işlemek
amacıyla teşkil edilmiş örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

            (7) Bu suçlardan dolayı, tüzel
kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

            (8) Fuhşa sürüklenen kişi, tedaviye
veya psikolojik terapiye tâbi tutulabilir. (1)

            Kumar
oynanması için yer ve imkan sağlama

       
    Madde 228-
(1) Kumar
oynanması için yer ve imkan sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve
iki yüz günden aşağı olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır. (2)

            (2) Çocukların kumar oynaması için
yer ve imkan sağlanması halinde, verilecek ceza bir katı oranında artırılır.

–––––––––––––––––––––––

(1) Bu fıkrada yer alan “
tedavi veya terapiye tabi tutulur.” ibaresi, 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı
Kanunun 9 uncu maddesiyle "tedaviye veya psikolojik terapiye tâbi
tutulabilir." Şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(2) 24/11/2016 tarihli ve
6763 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bir yıla kadar
hapis ve” ibaresi “bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı
olmamak üzere” şeklinde değiştirilmiştir.

9020-1

(3) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/139 md.; Aynen
kabul: 1/2/2018-7078/134 md.)
Suçun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle
işlenmesi halinde üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur.

            (4) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/139 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/134 md.) Suçun
bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.

            (5) Bu suçtan dolayı, tüzel kişiler
hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. (1)

            (6) Ceza Kanununun uygulanmasında
kumar, kazanç amacıyla icra edilen ve kar ve zararın talihe bağlı olduğu
oyunlardır. (1)

            Dilencilik
       
    Madde 229-
(1)
Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan
kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan
veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı
oranında artırılır.

            (3) Bu suçun örgüt faaliyeti
çerçevesinde işlenmiş olması halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

–––––––––––––––––––––––

(1) 15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı KHK’nin 139 uncu
maddesiyle, 228 inci maddeye ikinci fıkradan sonra gelmek üzere (3), (4)
numaralı fıkralar eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiş,
daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7078 sayılı Kanunun 134 üncü maddesiyle
aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.

9021

SEKİZİNCİ
BÖLÜM

Aile
Düzenine Karşı Suçlar

            Birden çok evlilik, hileli evlenme,
dinsel tören

            Madde 230-
(1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan
iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Kendisi evli olmamakla birlikte,
evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki
fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

            (3) Gerçek kimliğini saklamak
suretiyle bir başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, üç aydan bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.

            (4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan
suçlardan dolayı zamanaşımı, evlenmenin iptali kararının kesinleştiği tarihten
itibaren işlemeye başlar.

            (5) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 27/5/2015 tarihli ve E.: 2014/36, K.:
2015/51 sayılı Kararı ile.)

            (6) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 27/5/2015 tarihli ve E.: 2014/36, K.:
2015/51 sayılı Kararı ile.)

            Çocuğun
soybağını değiştirme

       
    Madde 231-
(1)
Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Özen yükümlülüğüne aykırı
davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden
olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            Kötü
muamele

       
    Madde 232-

(1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede
bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) İdaresi altında bulunan veya
büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle
yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin
yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası verilir.

            Aile
hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali

            Madde 233- (1)
Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine
getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.

            (2) Hamile olduğunu bildiği eşini
veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği
evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan bir yıla
kadar hapis cezası verilir.

            (3) Velayet hakları kaldırılmış olsa
da, itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da
onur kırıcı tavır ve hareketlerin sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı
nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye
sokan ana veya baba, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            Çocuğun kaçırılması ve
alıkonulması

            Madde
234- (1) Velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da
üçüncü derece dahil kan hısmının, onaltı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli,
vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit
kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.

9022

            (2) Fiil cebir veya tehdit
kullanılarak işlenmiş ya da çocuk henüz oniki yaşını bitirmemiş ise ceza bir
katı oranında artırılır.

            (3) (Ek: 6/12/2006 – 5560/10 md.) Kanunî temsilcisinin bilgisi veya
rızası dışında evi terk eden çocuğu, rızasıyla da olsa, ailesini veya yetkili
makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutan kişi, şikâyet üzerine, üç
aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

DOKUZUNCU
BÖLÜM

Ekonomi,
Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar

            İhaleye fesat karıştırma

       
    Madde 235-
(1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu
kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya
da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç
yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat
karıştırılmış sayılır:

            a) Hileli davranışlarla;

            1. İhaleye katılma yeterliğine veya
koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını
engellemek,

            2. İhaleye katılma yeterliğine veya
koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak,

            3. Teklif edilen malları,
şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olduğu halde, sahip olmadığından
bahisle değerlendirme dışı bırakmak,

            4. Teklif edilen malları,
şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olmadığı halde, sahip olduğundan
bahisle değerlendirmeye almak.

            b) Tekliflerle ilgili olup da ihale
mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının
ulaşmasını sağlamak.

            c) Cebir veya tehdit kullanmak
suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine
veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere
katılmalarını engellemek.

            d) İhaleye katılmak isteyen veya
katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için
aralarında açık veya gizli anlaşma yapmaları.

(3) (Değişik: 11/4/2013-6459/12
md.)
İhaleye fesat karıştırma suçunun;

a) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi hâlinde temel cezanın
alt sınırı beş yıldan az olamaz. Ancak, kasten yaralama veya tehdit suçunun
daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleşmesi durumunda,
ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunur.

b) İşlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir
zarar meydana gelmemiş ise, bu fıkranın (a) bendinde belirtilen hâller hariç
olmak üzere, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

            (4) İhaleye fesat karıştırma
dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç
hükmüne göre cezalandırılırlar.

            (5) Yukarıdaki fıkralar hükümleri,
kamu kurum veya kuruluşları aracılığı ile yapılan artırma veya eksiltmeler ile
kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya
da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş
şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına
çalışan dernekler veya kooperatifler adına yapılan mal veya hizmet alım veya
satımlarına ya da kiralamalara fesat karıştırılması halinde de uygulanır.

            Edimin
ifasına fesat karıştırma

      
     Madde 236-
(1) Kamu
kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların
iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden
vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt
altına girilen edimin ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.

9023

            (2) Aşağıdaki fiillerin hileli
olarak yapılması halinde, edimin ifasına fesat karıştırılmış sayılır:

            a) İhale kararında veya sözleşmede
evsafı belirtilen maldan başka bir malın teslim veya kabul edilmesi.

            b) İhale kararında veya sözleşmede
belirtilen miktardan eksik malın teslim veya kabul edilmesi.

            c) Edimin ihale kararında veya
sözleşmede belirtilen sürede ifa edilmemesine rağmen, süresinde ifa edilmiş
gibi kabul edilmesi.

            d) Yapım ihalelerinde eserin veya
kullanılan malzemenin şartname veya sözleşmesinde belirlenen şartlara, miktar
veya niteliklere uygun olmamasına rağmen kabul edilmesi.

            e) Hizmet niteliğindeki edimin,
ihale kararında veya sözleşmede belirtilen şartlara göre verilmemesine veya
eksik verilmesine rağmen verilmiş gibi kabul edilmesi.

            (3) Edimin ifasına fesat karıştırma
dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç
hükmüne göre cezalandırılırlar.

            Fiyatları
etkileme

       
    Madde 237-
(1)
İşçi ücretlerinin veya besin veya malların değerlerinin artıp eksilmesi
sonucunu doğurabilecek bir şekilde ve bu maksatla yalan haber veya havadis
yayan veya sair hileli yollara başvuran kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis
ve adlî para cezası verilir.

            (2) Fiil sonucu besin veya malların
değerleri veya işçi ücretleri artıp eksildiği takdirde ceza üçte biri oranında
artırılır.

            (3) Fail, ruhsatlı simsar veya borsa
tellalı ise ceza ayrıca sekizde bir oranında artırılır.

            Kamuya
gerekli şeylerin yokluğuna neden olma

       
    Madde 238-
(1)
Taahhüt ettiği işi yerine getirmeyerek, kamu kurum ve kuruluşları veya kamu
hizmeti veya genel bir felaketin önlenmesi için zorunlu eşya veya besinlerin
ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına neden olan kimseye bir yıldan
üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.

            Ticarî
sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin
açıklanması

            Madde 239-
(1) Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır,
bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz
kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu bilgi veya
belgelerin, hukuka aykırı yolla elde eden kişiler tarafından yetkisiz kişilere
verilmesi veya ifşa edilmesi halinde de bu fıkraya göre cezaya hükmolunur.

            (2) Birinci fıkra hükümleri, fenni
keşif ve buluşları veya sınai uygulamaya ilişkin bilgiler hakkında da
uygulanır.

            (3) Bu sırlar, Türkiye'de oturmayan
bir yabancıya veya onun memurlarına açıklandığı takdirde, faile verilecek ceza
üçte biri oranında artırılır. Bu halde şikayet koşulu aranmaz.

            (4) Cebir veya tehdit kullanarak bir
kimseyi bu madde kapsamına giren bilgi veya belgeleri açıklamaya mecbur kılan
kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

            Mal
veya hizmet satımından kaçınma

       
    Madde 240-
(1)
Belli bir mal veya hizmeti satmaktan kaçınarak kamu için acil bir ihtiyacın
ortaya çıkmasına neden olan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.

9024

            Tefecilik
       
    Madde 241-
(1) Kazanç
elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan beş yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

            Tüzel
kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

            Madde 242- (1) Bu
bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan
tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

ONUNCU BÖLÜM

Bilişim
Alanında Suçlar

            Bilişim sistemine girme

            Madde 243- (1) Bir
bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya
orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası
verilir. (1)

            (2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan
fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi
halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.

            (3) Bu fiil nedeniyle sistemin
içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.

            (4) (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.) Bir bilişim sisteminin kendi içinde
veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme
girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            Sistemi
engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme

       
    Madde 244-
(1) Bir
bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Bir bilişim sistemindeki
verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri
yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (3) Bu fiillerin bir banka veya
kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi
üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

            (4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan
fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına
haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan
altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

            Banka veya
kredi kartlarının kötüye kullanılması

       
    Madde 245 – (Değişik: 29/6/2005 –
5377/27 md.)

             (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne
suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin
veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu
kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç
yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.

––––––––––––

(1) 
24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle, bu fıkrada
yer alan “ve” ibaresi “veya” şeklinde değiştirilmiştir.

9024-1

             (2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla
ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın
alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.

             (3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan
bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar
sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı
takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır.

             (4) Birinci fıkrada yer alan suçun;

             a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden
birinin,

             b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın
hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın,

             c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,

             Zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba
hakkında cezaya hükmolunmaz.

             (5) (Ek:
6/12/2006 – 5560/11 md.)
Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili
olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri
uygulanır.

Yasak cihaz veya programlar

             Madde 245/A- (Ek:
24/3/2016-6698/30 md.)

             (1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin
veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim
sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların
işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal
eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden, satın
alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

            Tüzel
kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

       
    Madde 246-
(1) Bu
bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan
tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

9025

DÖRDÜNCÜ
KISIM

Millete
ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler

BİRİNCİ
BÖLÜM

Kamu
İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar

            Zimmet
            Madde 247- (1) Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine
devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya
başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.

            (2) Suçun, zimmetin açığa
çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde, verilecek
ceza yarı oranında artırılır.

            (3) Zimmet suçunun, malın geçici bir
süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi halinde, verilecek ceza
yarı oranına kadar indirilebilir.

            Etkin
pişmanlık

       
    Madde 248-
(1)
Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya
uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi
indirilir.

            (2) Kovuşturma başlamadan önce,
gönüllü olarak, zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan
zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir.
Etkin pişmanlığın hükümden önce gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte
biri indirilir.

            Daha
az cezayı gerektiren hal

       
    Madde 249-
(1)
Zimmet suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek
ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.

            İrtikap

            Madde 250-
(1) (Değişik: 2/7/2012-6352/86 md.) (1)
Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına
yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden
kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu
görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin
gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini
mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin
etmiş olması halinde, icbarın varlığı kabul edilir.

            (2) Görevinin sağladığı güveni
kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla, kendisine
veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir
kimseyi ikna eden kamu görevlisi, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.

            (3) İkinci fıkrada tanımlanan suçun
kişinin hatasından yararlanarak işlenmiş olması halinde, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.

            (4) (Ek: 2/7/2012-6352/86 md.) İrtikap
edilen menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu göz önünde bulundurularak,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.

9026

            Denetim
görevinin ihmali

       
    Madde 251-
(1)
Zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu
görevlisi, işlenen suçun müşterek faili olarak sorumlu tutulur.

            (2) Denetim görevini ihmal ederek,
zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine imkan sağlayan kamu görevlisi, üç aydan
üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            Rüşvet

            Madde 252-
(Değişik: 2/7/2012-6352/87 md.) 

(1)
Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya
aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye
menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.

(2) Görevinin ifasıyla
ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan
veya aracılar vasıtasıyla,
kendisine veya göstereceği bir başka kişiye
menfaat sağlayan kamu görevlisi
de birinci fıkrada belirtilen ceza ile cezalandırılır.

(3) Rüşvet konusunda anlaşmaya
varılması halinde, suç
tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.

(4) Kamu görevlisinin rüşvet
talebinde bulunması ve fakat bunun kişi tarafından
kabul edilmemesi ya da kişinin kamu görevlisine
menfaat temini konusunda teklif veya vaatte bulunması ve
fakat bunun kamu görevlisi tarafından
kabul edilmemesi hâllerinde fail hakkında,
birinci ve ikinci fıkra hükümlerine
göre verilecek ceza yarı oranında
indirilir.

(5) Rüşvet teklif veya
talebinin karşı tarafa iletilmesi, rüşvet
anlaşmasının sağlanması veya rüşvetin
temini hususlarında aracılık eden
kişi, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, müşterek
fail olarak cezalandırılır.

(6) Rüşvet ilişkisinde
dolaylı olarak kendisine menfaat sağlanan üçüncü kişi veya
tüzel kişinin menfaati kabul
eden yetkilisi, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, müşterek
fail olarak cezalandırılır.

(7) Rüşvet alan veya talebinde
bulunan ya da bu konuda anlaşmaya varan kişinin;
yargı görevi yapan, hakem,
bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir
olması halinde, verilecek ceza üçte
birden yarısına kadar artırılır.

(8) Bu madde hükümleri;

a) Kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşları,

b) Kamu kurum veya kuruluşlarının ya da
kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle
kurulmuş şirketler,

c) Kamu kurum veya kuruluşlarının ya da
kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının bünyesinde
faaliyet icra eden vakıflar,

d) Kamu yararına çalışan
dernekler,

e) Kooperatifler,

f) Halka açık anonim şirketler,

adına hareket eden kişilere,
kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın, görevlerinin
ifasıyla ilgili bir işin yapılması veya
yapılmaması amacıyla doğrudan
veya aracılar vasıtasıyla,
menfaat temin, teklif veya vaat edilmesi; bu kişiler
tarafından talep veya kabul edilmesi; bunlara aracılık
edilmesi; bu ilişki dolayısıyla bir
başkasına menfaat temin
edilmesi halinde de uygulanır.

9026-1

(9) Bu madde hükümleri;

a) Yabancı bir devlette seçilmiş veya
atanmış olan kamu görevlilerine,

b) Uluslararası veya uluslarüstü
mahkemelerde ya da yabancı devlet mahkemelerinde görev
yapan hâkimlere, jüri üyelerine
veya diğer görevlilere,

c) Uluslararası veya uluslarüstü
parlamento üyelerine,

d) Kamu kurumu ya da kamu işletmeleri
de dahil olmak üzere, yabancı bir ülke için
kamusal bir faaliyet yürüten kişilere,

e) Bir hukuki uyuşmazlığın çözümü amacıyla başvurulan
tahkim usulü çerçevesinde
görevlendirilen vatandaş veya
yabancı hakemlere,

f) Uluslararası bir anlaşmaya
dayalı olarak kurulan uluslararası veya
uluslarüstüörgütlerin
görevlilerine veya temsilcilerine,

görevlerinin ifasıyla
ilgili bir işin yapılması veya
yapılmaması ya da uluslararası ticari
işlemler nedeniyle bir işin veya
haksız bir yararın elde edilmesi yahut
muhafazası amacıyla; doğrudan
veya aracılar vasıtasıyla,
menfaat temin, teklif veya vaat edilmesi ya da bunlar tarafından
talep veya kabul edilmesi halinde de uygulanır.

(10) Dokuzuncu fıkra kapsamına
giren rüşvet suçunun yurt dışında
yabancı tarafından işlenmekle
birlikte;

a) Türkiye’nin,

b) Türkiye’deki
bir kamu kurumunun,

c) Türk kanunlarına göre
kurulmuş bir özel hukuk tüzel kişisinin,

d) Türk vatandaşının,

tarafı olduğu bir
uyuşmazlık ya da bu kurum veya
kişilerle ilgili bir işlemin
yapılması veya yapılmaması için işlenmesi
halinde, rüşvet veren, teklif veya vaat eden; rüşvet
alan, talep eden, teklif veya vaadini kabul eden; bunlara aracılık eden;
rüşvet ilişkisi dolayısıyla
kendisine menfaat temin edilen kişiler hakkında, Türkiye’de
bulundukları takdirde, resen soruşturma
ve kovuşturma yapılır.

            Tüzel
kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

       
    Madde 253-

(1) Rüşvet suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel
kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

            Etkin
pişmanlık

Madde
254-
(1) (Değişik:
2/7/2012-6352/88 md.)
Rüşvet
alan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden
önce, rüşvet konusu şeyi
soruşturmaya yetkili makamlara aynen teslim etmesi
halinde, hakkında rüşvet suçundan
dolayı cezaya hükmolunmaz. Rüşvet
alma konusunda başkasıyla anlaşan kamu
görevlisinin durum resmi makamlarca öğrenilmeden
önce durumu yetkili makamlara haber vermesi halinde
de hakkında bu suçtan dolayı cezaya
hükmolunmaz.

(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/88
md.)
Rüşvet
veren veya bu konuda kamu görevlisiyle anlaşmaya
varan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden
önce, pişmanlık
duyarak durumdan yetkili makamları haberdar etmesi
halinde, hakkında rüşvet suçundan
dolayı cezaya hükmolunmaz.

9026-2

            (3) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet suçuna iştirak eden diğer
kişilerin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, pişmanlık duyarak durumdan
yetkili makamları haberdar etmesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı cezaya
hükmolunmaz.

            (4) (Ek:
26/6/2009 – 5918/4 md.)
Bu madde hükümleri, yabancı
kamu görevlilerine rüşvet veren kişilere uygulanmaz.

            Nüfuz ticareti (1)

     
      Madde 255-

(Değişik: 2/7/2012-6352/89 md.)

(1) Kamu görevlisi üzerinde
nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi
amacıyla girişimde bulunması için, doğrudan
veya aracılar vasıtasıyla,
kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden
kişi, iki yıldan beş yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para
cezası ile cezalandırılır. Kişinin
kamu görevlisi olması
halinde, verilecek hapis cezası yarı oranında artırılır. İşinin gördürülmesi
karşılığında veya gördürüleceği
beklentisiyle menfaat sağlayan kişi ise, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Menfaat temini konusunda anlaşmaya
varılması halinde dahi, suç
tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.

(3) Birinci fıkrada belirtilen amaç doğrultusunda
menfaat talebinde bulunulması ve fakat bunun kabul
edilmemesi ya da menfaat teklif veya vaadinde bulunulması ve
fakat bunun kabul edilmemesi hallerinde, birinci fıkra hükmüne göre
verilecek ceza yarı oranında indirilir.

(4) Nüfuz ticareti suçuna
aracılık eden kişi, müşterek
fail olarak, birinci fıkrada belirtilen ceza ile cezalandırılır.

(5) Nüfuz ticareti ilişkisinde
dolaylı olarak kendisine menfaat sağlanan üçüncü gerçek kişi veya
tüzel kişinin menfaati kabul
eden yetkilileri, müşterek fail olarak, birinci fıkrada
belirtilen ceza ile cezalandırılır.

(6) İşin gördürülmesi
amacıyla girişimde bulunmanın müstakil
bir suç oluşturduğu
hallerde kişiler ayrıca bu suç
nedeniyle cezalandırılır.

(7) Bu madde hükümleri,
252 nci maddenin dokuzuncu fıkrasında sayılan kişiler üzerinde
nüfuz ticareti yapılması
halinde de uygulanır. Bu kişiler hakkında, Türkiye’de
bulunmaları halinde, vatandaş veya
yabancı olduklarına bakılmaksızın,
resen soruşturma ve kovuşturma
yapılır.

            Zor
kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması

       
    Madde 256-

(1) Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yaptığı sırada,
kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması
halinde, kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

–––––––––––––

(1) Bu madde başlığı “Yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama”
iken, 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 89 uncu maddesiyle metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

9027

            Görevi kötüye kullanma (1)

            Madde 257-
(1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine
aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına
neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan
iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Kanunda ayrıca suç olarak
tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme
göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da
kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (3) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)

            Göreve
ilişkin sırrın açıklanması

       
    Madde 258-
(1)
Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması
gereken belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya
yayınlayan veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini
kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası
verilir.

            (2) Kamu görevlisi sıfatı sona
erdikten sonra, birinci fıkrada yazılı fiilleri işleyen kimseye de aynı ceza
verilir.

            Kamu
görevlisinin ticareti

            Madde 259-
(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya
hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır.

            Kamu
görevinin terki veya yapılmaması

            Madde 260- (1)
Hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde, görevlerini terk eden, görevlerine
gelmeyen, görevlerini geçici de olsa kısmen veya tamamen yapmayan veya
yavaşlatan kamu görevlilerinin her biri hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis
cezası verilir. Kamu görevlisi sayısının üçten fazla olmaması halinde cezaya
hükmolunmaz.

            (2) Kamu görevlilerinin mesleki ve
sosyal hakları ile ilgili olarak, hizmeti aksatmayacak biçimde, geçici ve kısa
süreli iş bırakmaları veya yavaşlatmaları halinde, verilecek cezada indirim
yapılabileceği gibi, ceza da verilmeyebilir.

            Kişilerin
malları üzerinde usulsüz tasarruf

       
    Madde 261-
(1)
İlgili kanunlarda belirlenen koşullara aykırı olduğunu bilerek, kişilerin
taşınır veya taşınmaz malları üzerinde, karşılık ödenmek suretiyle de olsa,
zorla tasarrufta bulunan kamu görevlisi, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir
suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.

            Kamu
görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi

            Madde 262- (1)
Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs
eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye
üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

–––––––––––

(1) 8/12/2010 tarihli ve 6086
sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında
yer alan “kazanç” ibareleri “menfaat”, birinci fıkrasında yer alan “bir yıldan
üç yıla kadar” ibaresi “altı aydan iki yıla kadar”, ikinci fıkrasında yer alan
“altı aydan iki yıla kadar” ibaresi “üç aydan bir yıla kadar” ve üçüncü
fıkrasında yer alan “birinci fıkra hükmüne göre” ibaresi “bir yıldan üç yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile” şeklinde değiştirilmiş
ve metne işlenmiştir.

9028

            Kanuna
aykırı eğitim kurumu

       
    Madde 263 –
(Mülga – 17/4/2013-6460/13
md.)

            Özel
işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma

            Madde 264- (1)
Bir rütbe veya kamu görevinin veya mesleğin, resmi elbisesini yetkisi
olmaksızın alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giyen veya hakkı olmayan
nişan veya madalyaları takan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası
verilir.

            (2) Elbisenin sağlayacağı kolaylık
ve olanaklardan yararlanarak bir suç işlenirse, yalnız bu fiilden ötürü
yukarıdaki fıkrada belirtilen cezalar üçte biri oranında artırılarak
hükmolunur.

            Görevi
yaptırmamak için direnme

       
    Madde 265-

(1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya
tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Suçun yargı görevi yapan
kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.

            (3) Suçun, kişinin kendisini
tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.

            (4) Suçun, silahla ya da var olan
veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten
yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı
oranında artırılır.

            (5) Bu suçun işlenmesi sırasında
kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi
durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

            Kamu
görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma

            Madde 266-
(1) Görevi gereği olarak elinde bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun
işlenmesi sırasında kullanan kamu görevlisi hakkında, ilgili suçun tanımında
kamu görevlisi sıfatı esasen göz önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza üçte
biri oranında artırılır.

İKİNCİ
BÖLÜM

Adliyeye
Karşı Suçlar

            İftira

            Madde 267- (1)
Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla,
işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya
da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir
fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.

            (2) Fiilin maddî eser ve delillerini
uydurarak iftirada bulunulması halinde, ceza yarı oranında artırılır.

            (3) Yüklenen fiili işlemediğinden
dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar
verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama
dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yukarıdaki fıkralara göre
verilecek ceza yarı oranında artırılır.

9029

            (4) Yüklenen fiili işlemediğinden
dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar
verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle gözaltına alınması veya tutuklanması
halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin
hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.

            (5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet
hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla
kadar hapis cezasına; (…) (1) hükmolunur. (1)

            (6) Mağdurun mahkûm olduğu hapis
cezasının infazına başlanmış ise, beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı
kadar artırılır.

            (7) (İptal:
Anayasa Mahkemesi’nin 17/11/2011 tarihli ve E.: 2010/115, K.: 2011/154 sayılı
Kararı ile.) (2)

            (8) İftira suçundan dolayı dava
zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar.

            (9) Basın ve yayın yoluyla işlenen
iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde basın ve
yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı, hükümlüden tahsil edilir.

            Başkasına
ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması

       
    Madde 268-
(1)
İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını
engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan
kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.(3)

            Etkin
pişmanlık

            Madde 269- (1)
İftira edenin, mağdur hakkında adlî veya idari soruşturma başlamadan önce,
iftirasından dönmesi halinde, hakkında iftira suçundan dolayı verilecek cezanın
beşte dördü indirilir.

            (2) Mağdur hakkında kovuşturma
başlamadan önce iftiradan dönme halinde, iftira suçundan dolayı verilecek
cezanın dörtte üçü indirilir.

            (3) Etkin pişmanlığın;

            a) Mağdur hakkında hükümden önce
gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi,

            b) Mağdurun mahkûmiyetinden sonra
gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın yarısı,

            c) Hükmolunan cezanın infazına
başlanması halinde, verilecek cezanın üçte biri,

            İndirilebilir.

            (4) İftiranın konusunu oluşturan
münhasıran idari yaptırım uygulanmasını gerektiren fiil dolayısıyla;

            a) İdari yaptırıma karar verilmeden
önce etkin pişmanlıkta bulunulması halinde, verilecek cezanın yarısı,

            b) İdari yaptırım uygulandıktan
sonra etkin pişmanlıkta bulunulması halinde, verilecek cezanın üçte biri,

            İndirilebilir.

            (5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/31 md.)
Basın ve yayın yoluyla yapılan iftiradan dolayı etkin pişmanlık hükümlerinden
yararlanılabilmesi için, bunun aynı yöntemle yayınlanması gerekir.

________________________

(1) Bu fıkranın “…süreli
hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar
hapis cezasına…”  bölümü, Anayasa
Mahkemesi’nin 10/4/2013 tarihli ve E.: 2013/14, K.: 2013/56 sayılı Kararı ile
iptal edilmiştir.

(2) Söz konusu Karar 
Resmi Gazete’de yayımlandığı 17/3/2012 tarihinden başlayarak bir yıl
sonra yürürlüğe girmiştir.

(3)  Bu fıkrada
geçen  "bu kişiye" ibaresi,
29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle
"başkasına" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

9030

            Suç
üstlenme

       
    Madde 270-
(1)
Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını
bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy,
eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın
dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.

            Suç
uydurma

       
    Madde 271-
(1)
İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya
da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak
biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.

            Yalan
tanıklık

            Madde 272- (1)
Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık
dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye,
dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

            (2) Mahkeme huzurunda ya da yemin
ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı
olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

            (3) Üç yıldan fazla hapis cezasını
gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık
yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

            (4) Aleyhine tanıklıkta bulunulan
kişi ile ilgili olarak gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma
tedbiri uygulanmışsa, yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat
kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

            (5) Aleyhine tanıklıkta bulunulan
kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; yüklenen fiili
işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına
dair karar verilmiş olması koşuluyla; yalan tanıklık yapan kişi, ayrıca kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak
sorumlu tutulur.

            (6) Aleyhine tanıklıkta bulunulan
kimsenin ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti
halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; (…)(1)
hükmolunur.(1)

            (7) Aleyhine tanıklıkta bulunulan
kimsenin mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, altıncı fıkraya
göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.

            (8) Aleyhine tanıklıkta bulunulan
kişi hakkında hapis cezası dışında adlî veya idari bir yaptırım uygulanmışsa;
yalan tanıklıkta bulunan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.

            Şahsi
cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebepler

       
    Madde 273-
(1)
Kişinin;

            a) Kendisinin, üstsoy, altsoy, eş
veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir
hususla ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması,

            b) Tanıklıktan çekinme hakkı
olmasına rağmen, bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak
tanıklık yapması,

            Halinde, verilecek cezada indirim
yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

_____________

(1) Anayasa Mahkemesi’nin
14/1/2015 tarihli ve E:2014/116, K:2015/4 sayılı Kararı ile bu bentte yer alan
“…süreli hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi
kadar hapis cezasına…” ibaresi iptal edilmiş olup, söz konusu Karar Resmi
Gazete’de yayımlandığı 29/4/2015 tarihinden başlayarak altı ay sonra yürürlüğe
girmiştir.

9031

            (2) Birinci fıkra hükmü, özel hukuk
uyuşmazlıkları kapsamında yapılan yalan tanıklık hallerinde uygulanmaz.

            Etkin
pişmanlık

            Madde 274- (1)
Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu
sonuçlayacak nitelikte karar verilmeden veya hükümden önce gerçeğin söylenmesi
halinde, cezaya hükmolunmaz.

            (2) Aleyhine tanıklık yapılan kişi
hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar
verildikten sonra ve fakat hükümden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek
cezanın üçte ikisinden yarısına kadarı indirilebilir.

            (3) Aleyhine tanıklık yapılan kişi
hakkında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmeden önce gerçeğin söylenmesi
halinde, verilecek cezanın yarısından üçte birine kadarı indirilebilir.

            Yalan yere
yemin

       
    Madde 275-
(1) Hukuk
davalarında yalan yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla
kadar hapis cezası verilir.

            (2) Dava hakkında hüküm verilmeden
önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.

            (3) Hükmün icraya konulmasından veya
kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısı
indirilir.

            Gerçeğe
aykırı bilirkişilik veya tercümanlık (1)

            Madde 276- (1) Yargı
mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık
dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen
bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunması halinde, üç yıldan yedi yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.

            (2) Birinci fıkrada belirtilen kişi
veya kurullar tarafından görevlendirilen tercümanın ifade veya belgeleri
gerçeğe aykırı olarak tercüme etmesi halinde, birinci fıkra hükmü uygulanır.

            Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı
etkilemeye teşebbüs (2)

            Madde 277- (Değişik:
2/7/2012-6352/90md.)

(1)
Görülmekte olan bir davada (…)(3) gerçeğin ortaya çıkmasını
engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla, davanın taraflarından
birinin, (…)(3) sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya
aleyhine sonuç doğuracak bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da
beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka
aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:
18/6/2014-6545/69 md.)
Teşebbüs
iltimas derecesini geçmediği takdirde verilecek ceza altı aydan iki yıla
kadardır.(3)

(2)
Birinci fıkradaki suçu oluşturan fiilin başka bir suçu da oluşturması halinde,
fikri içtima hükümlerine göre verilecek ceza yarısına kadar artırılır.

––––––––––––––––––

(1) 3/11/2016 tarihli ve 6754
sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “bir
yıldan üç yıla” ibaresi “üç yıldan yedi yıla” şeklinde değiştirilmiştir.

(2) Bu madde başlığı “Yargı görevi yapanı etkileme” iken, 2/7/2012
tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 90
ıncı maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

(3) 18/6/2014 tarihli ve 6545
sayılı Kanunun 69 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “veya yapılmakta olan bir
soruşturmada,” ve “şüpheli veya” ibareleri madde metninden çıkarılmıştır.

9032

Suçu bildirmeme

             Madde 278- (İptal: Anayasa Mahkemesinin 30/6/2011 tarihli ve
E.:2010/52, K.:2011/113 sayılı Kararı ile.; Değişik: 2/7/2012-6352/91 md.)

(1) İşlenmekte olan bir suçu
yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) İşlenmiş
olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen
mümkün bulunan bir suçu
yetkili makamlara bildirmeyen kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.

(3) Mağdurun onbeşyaşını
bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya
ruhsal bakımdan engelli olan ya da hamileliği
nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunan kimse olması
halinde, yukarıdaki fıkralara göre
verilecek ceza, yarı oranında artırılır.(1)

(4) Tanıklıktan çekinebilecek
olan kişiler bakımından
cezaya hükmolunmaz. Ancak, suçu önleme yükümlülüğünün varlığı dolayısıyla ceza
sorumluluğuna ilişkin hükümler
saklıdır.

            Kamu
görevlisinin suçu bildirmemesi

       
    Madde 279-
(1)
Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini
göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı
ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Suçun, adlî kolluk görevini
yapan kişi tarafından işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza
yarı oranında artırılır.

            Sağlık
mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi

       
    Madde 280-
(1)
Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile
karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta
gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.

            (2) Sağlık mesleği mensubu
deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren
diğer kişiler anlaşılır.

            Suç
delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme

            Madde 281- (1)
Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden,
silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla
ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez.

            (2) Bu suçun kamu görevlisi
tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.

            (3) İlişkin olduğu suç nedeniyle
hüküm verilmeden önce gizlenen delilleri mahkemeye teslim eden kişi hakkında bu
maddede tanımlanan suç nedeniyle verilecek cezanın beşte dördü indirilir.

____________

(1) 25/4/2013
tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “özürlü”
ibaresi “engelli” olarak değiştirilmiştir.

9032-1

            Suçtan
kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (1)

       
    Madde 282-
(1)
(Değişik: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Alt sınırı altı ay veya daha
fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini,
yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir
yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere
tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır.

            (2) (Ek: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Birinci fıkradaki suçun işlenmesine
iştirak etmeksizin, bu suçun konusunu oluşturan malvarlığı değerini, bu
özelliğini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (1)

            (3) Bu suçun, kamu görevlisi
tarafından veya belli bir meslek sahibi kişi tarafından bu mesleğin icrası
sırasında işlenmesi halinde, verilecek hapis cezası yarı oranında artırılır.

            (4) Bu suçun, suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek
ceza bir kat artırılır.

            (5) Bu suçun işlenmesi dolayısıyla
tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

            (6) Bu suç nedeniyle kovuşturma
başlamadan önce suç konusu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan
veya bulunduğu yeri yetkili makamlara haber vererek ele geçirilmesini
kolaylaştıran kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle cezaya
hükmolunmaz.

            Suçluyu
kayırma

       
    Madde 283-
(1)
Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından
kurtulması için imkan sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.

––––––––––––––––––

(1) 26/6/2009 tarihli ve 5918
sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle birinci fıkradan sonra gelmek üzere ikinci fıkra
eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.

9032-2

            (2) Bu suçun kamu görevlisi
tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.

            (3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş,
kardeş veya diğer suç ortağı tarafından işlenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.

            Tutuklu,
hükümlü veya suç delillerini bildirmeme

       
    Madde 284-

(1) Hakkında tutuklama kararı verilmiş olan veya hükümlü bir kişinin bulunduğu
yeri bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen kimse, bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.

            (2) İşlenmiş olan bir suça ilişkin
delil ve eserlerin başkaları tarafından saklandığı yeri bildiği halde yetkili
makamlara bildirmeyen kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

            (3) Bu suçların kamu görevlisi
tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.

            (4) Bu suçların üstsoy, altsoy, eş
veya kardeş tarafından işlenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.

            Gizliliğin
ihlali

       
    Madde 285-
(1)
(Değişik: 2/7/2012-6352/92 md.)

(1) Soruşturmanın
gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir
yıldan üç yıla
kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu
suçun oluşabilmesi için;

a) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması suretiyle,
suçlu sayılmama karinesinden
yararlanma hakkının veya haberleşmenin
gizliliğinin ya da özel
hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi,

b) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğine ilişkin
olarak yapılan açıklamanın maddi
gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye
elverişli olması,

gerekir.

(2) Soruşturma evresinde alınan ve
soruşturmanın tarafı olan
kişilere karşı gizli tutulması
gereken kararların ve bunların gereği
olarak yapılan işlemlerin gizliliğini
ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla
kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.

(3) Kanuna göre kapalı yapılması
gereken veya kapalı yapılmasına
karar verilen duruşmadaki açıklama veya görüntülerin
gizliliğini alenen ihlal eden kişi,
birinci fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
Ancak, bu suçun oluşması için, tanığın
korunmasına ilişkin olarak alınan
gizlilik kararına aykırılık açısından
aleniyetin gerçekleşmesi aranmaz.

(4) Yukarıdaki fıkralarda
tanımlanan suçların kamu
görevlisi tarafından görevinin
sağladığı kolaylıktan
yararlanılarak işlenmesi halinde, ceza
yarısına kadar artırılır.

(5) Soruşturma ve kovuşturma
evresinde kişilerin suçlu olarak algılanmalarına yol
açacak şekilde görüntülerinin
yayınlanması halinde, altı aydan
iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(6) Soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin
haber verme sınırları aşılmaksızın haber
konusu yapılması suç oluşturmaz.

            Ses
veya görüntülerin kayda alınması

       
    Madde 286-

(1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri
yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.

9033

         Genital muayene

            Madde 287-
(1) Yetkili hakim ve savcı kararı olmaksızın, kişiyi genital muayeneye gönderen
veya bu muayeneyi yapan fail hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.

            (2) Bulaşıcı hastalıklar dolayısıyla
kamu sağlığını korumak amacıyla kanun ve yönetmeliklerde
öngörülen hükümlere uygun olarak yapılan muayeneler açısından yukarıdaki fıkra
hükmü uygulanmaz. (1)

            Adil
yargılamayı etkilemeye teşebbüs

       
    Madde 288-
(Değişik: 2/7/2012-6352/93
md.)

(1)
Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı
bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda
bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı
olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli
günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.

            Muhafaza
görevini kötüye kullanma

            Madde 289-
(1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli
veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında
tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek
ceza yarı oranında indirilir.

            (2) Birinci fıkrada tanımlanan suçun
konusunu oluşturan eşyayı kovuşturma başlamadan önce geri veren veya bunun
mümkün olmaması halinde bedelini ödeyen kişi hakkında verilecek cezaların beşte
dördü indirilir.

            (3) Muhafaza edilmek üzere kendisine
resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş
olan malın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle
kaybolmasına veya bozulmasına neden olan kişi, adlî para cezası ile cezalandırılır.

            (4) Bir suça ilişkin soruşturma veya
kovuşturma kapsamında elkonulan eşyayı amacı dışında kullanan kimse, bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            Resmen
teslim olunan mala elkonulması ve bozulması

       
    Madde 290-

(1) Hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmaz mallara tekrar elkoyan
kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

            (2) Muhafaza edilmek üzere başkasına
resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş
olan taşınır malın bu kişinin elinden rızası dışında alınması halinde
hırsızlık, cebren alınması halinde yağma, hileyle alınması halinde
dolandırıcılık, tahrip edilmesi halinde mala zarar verme suçuna ilişkin
hükümler uygulanır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek cezanın
yarısından dörtte üçüne kadarı indirilir.

–––––––––––––––––––––

(1) 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 156 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “
tüzüklerde” ibaresi “yönetmeliklerde” şeklinde değiştirilmiştir.

9034

            Başkası
yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme

       
    Madde 291-

(1) Kendisini, bir hükümlünün veya tutuklunun yerine koyarak ceza infaz
kurumuna veya tutukevine giren kimseye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası
verilir.

            Hükümlü
veya tutuklunun kaçması

            Madde 292-
(1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu
görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.

            (2) Bu suçun, cebir veya tehdit
kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.

            (3) Bu suçun, silahlı olarak ya da
birden çok tutuklu veya hükümlü tarafından birlikte işlenmesi halinde,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir katına kadar artırılır.

            (4) Bu suçun işlenmesi sırasında
kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya kasten
öldürme suçunun gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu
suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.

            (5) Bu maddede yazılı hükümler, ceza
infaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlüler ile hapis cezası adlî para
cezasından çevrilmiş olanlar hakkında da uygulanır.

            (6) (Mülga: 29/6/2005 – 5377/33 md.)

9035

            Etkin
pişmanlık

            Madde 293-
(1) (...) (1) tutuklu veya hükümlünün, kaçtıktan sonra etkin
pişmanlık göstererek kendiliğinden teslim olması halinde, kaçtığı günden
itibaren teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate alınarak,
verilecek cezanın altıda beşinden altıda birine kadarı indirilir. Ancak, kaçma
süresinin altı ayı geçmesi halinde cezada indirim yapılmaz.(1)

            Kaçmaya
imkan sağlama

            Madde 294- (1)
Gözaltına alınanın veya tutuklunun kaçmasını sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Hükümlünün kaçmasını sağlayan
kişi, çekilecek olan hapis cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, hükümlünün cezası;

            a) Müebbet hapis cezası ise, beş
yıldan sekiz yıla,

            b) Ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası ise, sekiz yıldan oniki yıla,

            Kadar hapis cezasına hükmolunur.

            (3) Bu suçların, cebir veya tehdit
kullanılarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.

            (4) Kaçması sağlanan kişi sayısının
birden fazla olması halinde, bu sayı göz önünde bulundurularak, verilecek ceza
üçte birden bir katına kadar artırılır.

            (5) Bu suçların gözaltına alınan,
tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişiler tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza, üçte biri oranında artırılır.

            (6) Bu suçların üstsoy, altsoy, eş
veya kardeş tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında
indirilir.

            (7) Bu suçların işlenmesi sırasında
kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya kasten
öldürme suçunun gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu
suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.

            (8) Gözaltına alınan, tutuklu veya
hükümlünün, muhafaza veya nakli ile görevli kişinin dikkat ve özen
yükümlülüğüne aykırı davranmasından yararlanarak kaçması halinde, altı aydan üç
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

            Muhafızın
görevini kötüye kullanması

       
    Madde 295-
(1)
Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli
kişilerin, görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmeleri halinde, görevi
kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

            (2) Muhafaza veya nakli ile görevli
olan kimse, görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan, tutuklu veya
hükümlünün bulunduğu yerden geçici bir süreyle uzaklaşmasına izin verirse; altı
aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (3) Gözaltına alınan, tutuklu veya
hükümlünün bu fırsattan yararlanarak kaçması halinde, kaçmaya kasten imkan
sağlama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

            Hükümlü
veya tutukluların ayaklanması

       
    Madde 296-
(1)
Hükümlü veya tutukluların toplu olarak ayaklanması halinde, her biri hakkında
altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hükümlü veya tutuklu
sayısının üçten fazla olmaması halinde, bu suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.

            (2) Ayaklanma sırasında başka
suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya
hükmolunur.

_______________________

  • Bu arada yer alan "Gözaltına alınan," ibaresi,
    29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle madde metninden
    çıkarılmıştır.

9036

            İnfaz
kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak

            Madde 297- (1) İnfaz
kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik
haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi
veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine
göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır.

(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 7/7/2011 tarihli ve E.:2010/69, K.:2011/116 sayılı
Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/20 md.)
Birinci fıkra kapsamı dışında kalan;

a)
Firarı kolaylaştırıcı her türlü alet ve malzemeyi,

b)
Her türlü saldırı ve savunma araçları ile yangın çıkarmaya yarayan malzemeyi,

c)
Alkol içeren her türlü içeceği,

d)
Kumar oynanmasına olanak sağlayan eşya ve malzemeyi,

e)
188 inci maddede tanımlanan suçlar saklı kalmak üzere, yeşil reçeteye tabi
ilaçları,

f)
Kurum idaresince incelenmek üzere alınanlar hariç, mahkemelerce yasaklanmış
veya suç örgütlerini temsil eden yayın, afiş, pankart, resim, sembol, işaret,
doküman ve benzeri malzemeler ile örgütsel haberleşme araçlarını,

g)
Yetkili makamlarca izin verilenler hariç, ses ve görüntü almaya yarayan
araçları, 

ceza infaz
kurumuna veya tutukevine sokan, buralarda bulunduran veya kullanan kişi bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (3) Bir ve ikinci fıkralarda
tanımlanan suçların hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişiler
tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

            (4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan
suçların konusunu oluşturan eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü
veya tutuklu, bunu kimden ve ne suretle elde ettiği hususunda bilgi verirse,
verilecek ceza yarı oranında indirilir.

            Hak
kullanımını ve beslenmeyi engelleme

       
    Madde 298-
(1) Ceza
infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların
haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim
programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu
çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum
tabibince muayene ve tedavi edilmelerini, müdafi veya avukat tayin etmelerini,
bunlarla görüşmelerini, mahkemelere veya Cumhuriyet başsavcılıklarına
gitmelerini, kurum görevlileri ile görüşmelerini, salıverilenlerin kurum dışına
çıkmalarını her ne suretle olursa olsun engelleyenler, hükümlü ve tutukluları
bu fiillere teşvik edenler, bu yolda talimat verenler, mevzuatın hükümlü ve
tutuklulara tanıdığı sair her türlü görüşme ve temas olanağını engelleyenler,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılırlar.

            (2) Hükümlü ve tutukluların
beslenmesini engelleyenler hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası
verilir. Hükümlü ve tutukluların açlık grevine veya ölüm orucuna teşvik veya
ikna edilmeleri ya da bu yolda kendilerine talimat verilmesi de beslenmenin
engellenmesi sayılır.

            (3) Beslenmenin engellenmesi
nedeniyle kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinden
biri veya ölüm meydana gelmiş ise, ayrıca kasten yaralama veya kasten öldürme suçlarına
ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Devletin
Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar

            Cumhurbaşkanına hakaret

       
    Madde 299-
(1)
Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.

            (2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde,
verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.

             (3) Bu suçtan dolayı kovuşturma
yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.

9037

            Devletin egemenlik alametlerini
aşağılama

       
    Madde 300-

(1) Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya sair surette ve alenen aşağılayan
kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm,
Anayasada belirlenen beyaz ay yıldızlı al bayrak özelliklerini taşıyan ve
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik alameti olarak kullanılan her türlü
işaret hakkında uygulanır.

            (2) İstiklal Marşını alenen
aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            (3) Bu maddede tanımlanan suçların
yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde, verilecek
ceza üçte bir oranında artırılır.

Türk Milletini,
Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama
(1)

             Madde 301- (Değişik: 30/4/2008-5759/1 md.)

(1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti
Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve
Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Devletin askerî veya emniyet
teşkilatını alenen aşağılayan kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

            (3) Eleştiri amacıyla yapılan
düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.

            (4) Bu suçtan dolayı soruşturma
yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.

DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM

Devletin
Güvenliğine Karşı Suçlar

            Devletin
birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak

             Madde
302-
(1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını
veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin
bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği
altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik
bir fiil işleyen kimse, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile
cezalandırılır.

            (2) Bu suçun işlenmesi sırasında
başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere
göre cezaya hükmolunur.

            (3) Bu maddede tanımlanan suçların
işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.

            Düşmanla
işbirliği yapmak

            Madde 303- (1)
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile savaş halinde olan devletin ordusunda hizmet
kabul eden, düşman devletin yanında Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı silahlı
mücadeleye giren vatandaş, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Düşman devlet ordusunda herhangi
bir komuta görevi üstlenen vatandaş, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile
cezalandırılır.

            (3) Bir ve ikinci fıkralarda
tanımlanan suçların işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde,
ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.

            (4) Savaş zamanında düşman devlet
toprağında bulunup da bu devlet ordusunda hizmete alınmak mecburiyetinde kalan
vatandaş hakkında, bu nedenle cezaya hükmolunmaz.

–––––––––––––

(1)
30/4/2008 tarihli ve 5759 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle bu madde başlığı
“Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin kurum ve organlarını aşağılama” iken metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

9038

            Devlete
karşı savaşa tahrik

       
    Madde 304-

(1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde
bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik
olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/37 md.)

            (2) Bu madde uygulamasında, Türkiye
Cumhuriyeti Devletinin güvenliğine karşı suç işlemek üzere oluşturulmuş
örgütlerin doğrudan veya dolaylı olarak desteklenmesi, hasmane hareket olarak
kabul edilir.

            (3) Bu maddede tanımlanan suçun
işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.

            Temel
millî yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlama
(1)

             Madde 305- (1) (Değişik fıkra: 29/6/2005 – 5377/38 md.)
Temel millî yararlara karşı fiillerde bulunmak maksadıyla veya bu nedenle,
yabancı kişi veya kuruluşlardan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kendisi
veya başkası için maddi yarar sağlayan vatandaşa ya da Türkiye'de bulunan
yabancıya, üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası
verilir. Yarar sağlayan veya vaat eden kişi hakkında da aynı cezaya hükmolunur.

             (2) (Değişik
fıkra: 29/6/2005 – 5377/38 md.)
Fiilin savaş sırasında işlenmiş olması
hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

            (3) Suç savaş hali dışında işlendiği
takdirde, bu nedenle kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır.

            (4) Temel milli yararlar deyiminden;
bağımsızlık, toprak bütünlüğü, milli güvenlik ve Cumhuriyetin Anayasada
belirtilen temel nitelikleri anlaşılır.

            Yabancı
devlet aleyhine asker toplama

            Madde 306-
(1) Türkiye Devletini savaş tehlikesi ile karşı karşıya bırakacak şekilde,
yetkisiz olarak, yabancı bir devlete karşı asker toplayan veya diğer hasmane
hareketlerde bulunan kimseye beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.

            (2) Fiil sonucu savaş meydana
gelirse faile müebbet hapis cezası verilir.

            (3) Fiil, sadece yabancı devletle
siyasal ilişkileri bozacak veya Türkiye Devleti veya Türk vatandaşlarını
misilleme tehlikesi ile karşı karşıya bırakacak nitelikte ise faile iki yıldan
sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.

            (4) Siyasal ilişki kesilir veya
misilleme meydana gelirse üç yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

            (5) Bu maddede yer alan suçun
kovuşturulması Adalet Bakanının iznine bağlıdır.

            (6) Bu madde hükümleri, fiili savaş
halinde ülke topraklarının tamamını veya bir kısmını işgal eden yabancı devlet
kuvvetlerine karşı meşru müdafaa amaçlı direniş hareketleri hakkında
uygulanmaz.

            Askerî
tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşma

       
    Madde 307-
(1)
Devletin silahlı kuvvetlerine ait olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara,
deniz ve hava ulaşım araçlarını, yolları, müesseseleri, depoları ve diğer
askerî tesisleri, bunlar henüz tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya
tamamen tahrip eden veya geçici bir süre için olsa bile kullanılmayacak hale
getiren kişiye, altı yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.

______________________

(1)   Bu maddenin başlığı “Temel milli yararlara
karşı hareket” iken, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 38 inci
maddesiyle “
Temel millî
yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlama” olarak değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.

9039

            (2) Suçun;

            a) Türkiye ile savaş halinde bulunan
bir devletin çıkarı için işlenmiş olması,

            b) Devletin savaş hazırlıklarını
veya savaş kudret ve yeteneğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuş
olması,

            Halinde, ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezasına hükmolunur.

            (3) Tahrip veya kullanılamaz hale
gelme, birinci fıkrada belirtilen bina, tesis veya eşyayı elinde bulunduran
veya korumak ve gözetlemekle yükümlü olan kimsenin taksiri sonucunda meydana
gelmiş veya bu nedenle suçun işlenmesi kolaylaşmış ise, bu kişi hakkında bir
yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

            (4) Savaş zamanında Türkiye Devleti
zararına olmak üzere, düşman askerî hareketlerini kolaylaştırmak veya Türkiye
Devletinin askerî hareketlerine zarar vermek maksadıyla yabancıyla anlaşan veya
anlaşma olmasa da aynı sonuçları meydana getirmeye yönelik fiilleri işleyen
kişiye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.

            (5) Dördüncü fıkrada tanımlanan fiil
sonucunda, düşman askerî hareketleri fiilen kolaylaşmış veya Türk Devletinin
askerî hareketleri zarar görmüş ise faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
verilir.

            (6) Dört ve beşinci fıkralarda
yazılı suçları işleyen kimse ile anlaşan yabancıya da aynı ceza verilir.

            (7) Yukarıdaki fıkralarda yazılı
fiillerin Türkiye Devleti ile aralarında savaş için ittifak veya iştirak olan
devlet zararına olarak Türkiye'de işlenmesi halinde de bu madde hükümleri
uygulanır.

            Düşman
devlete maddi ve mali yardım

       
    Madde 308-
(1)
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin savaş halinde olduğu devlete, savaşta Türkiye
Cumhuriyeti Devletinin aleyhine kullanılabilecek her türlü eşyayı karşılıklı
veya karşılıksız, doğrudan veya dolaylı olarak veren vatandaş, beş yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Türkiye'de oturan yabancı
hakkında da uygulanır.

            (2) Savaş zamanında, düşman devlet
yararına yapılan borçlanmalara veya her ne nedenle olursa olsun ödemelere
katılan veya bunlara ilişkin işlemleri kolaylaştıran vatandaşa veya Türkiye'de
oturan yabancıya aynı ceza verilir.

            (3) Savaştan evvel başlamış olsa
bile, birinci fıkrada yazılı haller dışında, nerede bulunursa bulunsun düşman
devlet vatandaşıyla veya düşman devlet topraklarında oturan diğer kimselerle
Türkiye Devleti zararına veya düşman devletin savaş gücüne olumlu etki yapacak
nitelikte doğrudan doğruya veya dolaylı olarak ticaret yapan vatandaşa veya
Türkiye'de oturan yabancıya iki yıldan beş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar
adlî para cezası verilir.

            (4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı
fiillerin düşman devletle aralarında savaş için ittifak veya iştirak olan
devlet yararına işlenmesi halinde de bu madde hükümleri uygulanır.

9040

BEŞİNCİ
BÖLÜM

Anayasal
Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar

            Anayasayı ihlal

       
    Madde 309-
(1)
Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni
ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu
düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası ile cezalandırılırlar.

            (2) Bu suçun işlenmesi sırasında
başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere
göre cezaya hükmolunur.

            (3) Bu maddede tanımlanan suçların
işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.

            Cumhurbaşkanına
suikast ve fiilî saldırı

            Madde 310-
(1) Cumhurbaşkanına suikastte bulunan kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
ile cezalandırılır. Bu fiile teşebbüs edilmesi halinde de suç tamamlanmış gibi
cezaya hükmolunur.

            (2) Cumhurbaşkanına karşı diğer
fiili saldırılarda bulunan kimse hakkında, ilgili suça ilişkin ceza yarı
oranında artırılarak hükmolunur. Ancak, bu suretle verilecek ceza beş yıldan az
olamaz.

            Yasama
organına karşı suç

            Madde 311-
(1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan
kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen
yapmasını engellemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla
cezalandırılırlar.

            (2) Bu suçun işlenmesi sırasında
başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere
göre cezaya hükmolunur.

            Hükûmete
karşı suç

       
    Madde 312-

(1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan
kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs
eden kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.

            (2) Bu suçun işlenmesi sırasında
başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere
göre cezaya hükmolunur.

            Türkiye
Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı isyan

            Madde 313- (1)
Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı bir isyana tahrik eden
kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir. İsyan
gerçekleştiğinde, tahrik eden kişi hakkında yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.

            (2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine
karşı silahlı isyanı idare eden kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile
cezalandırılır. İsyana katılan diğer kişilere altı yıldan on yıla kadar hapis
cezası verilir.

            (3) Bir ve ikinci fıkrada tanımlanan
suçların, Devletin savaş halinde olmasının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle işlenmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

            (4) Bir ve ikinci fıkrada tanımlanan
suçların işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu
suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.

9041

            Silâhlı
örgüt

       
    Madde 314-

(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek
amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.

            (2) Birinci fıkrada tanımlanan
örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.

            (3) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır.

            Silâh
sağlama

       
    Madde 315-
(1)
Yukarıdaki maddede tanımlanan örgütlerin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla
bunların amaçlarını bilerek, bu örgütlere üretmek, satın almak veya ülkeye
sokmak suretiyle silah temin eden, nakleden veya depolayan kişi, on yıldan
onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            Suç
için anlaşma

            Madde 316-
(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçlardan herhangi
birini elverişli vasıtalarla işlemek üzere iki veya daha fazla kişi, maddi
olgularla belirlenen bir biçimde anlaşırlarsa, suçların ağırlık derecesine göre
üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.

            (2) Amaçlanan suç işlenmeden veya
anlaşma dolayısıyla soruşturmaya başlanmadan önce bu ittifaktan çekilenlere
ceza verilmez.

ALTINCI
BÖLÜM

Milli
Savunmaya Karşı Suçlar

            Askerî komutanlıkların gasbı

       
    Madde 317-
(1)
Kanunen yetkili olmadıkları veya Devlet tarafından memur edilmedikleri halde,
bir asker kıtasının veya donanmasının veya savaş gemisinin veya savaş hava
filosunun veya bir kale veya müstahkem mevkiin veya bir askerî üssün veya
tesisin, bir liman veya şehrin komutasını alanlara müebbet hapis cezası
verilir.

            (2) Kanunen yetkili olmaları veya
Devlet tarafından görevlendirilmeleri suretiyle yukarıda gösterilen yerlerin
komutanı bulunanlardan, yetkili makamlarca komutanlığı terk etmeleri için
verilen emirlere uymayanlara da aynı ceza verilir.

            Halkı askerlikten soğutma

       
    Madde 318-
(1)
(Değişik: 11/4/2013-6459/13 md.) Askerlik
hizmetini yapanları firara sevk edecek veya askerlik hizmetine katılacak
olanları bu hizmeti yapmaktan vazgeçirecek şekilde teşvik veya telkinde
bulunanlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

            (2) Fiil, basın ve yayın yolu ile
işlenirse ceza yarısı oranında artırılır.

            Askerleri
itaatsizliğe teşvik

            Madde 319- (1)
Askerleri veya askerî idareye bağlı olarak görev yapan diğer kişileri kanunlara
karşı itaatsizliğe veya yeminlerini bozmaya veya askerî disiplini veya askerlik
hizmetine ilişkin görevlerini ihlale yönelten ve tahrik edenler ile kanunlara,
yeminlere veya disiplin veya diğer görevlere aykırı hareketleri askerler önünde
öven veya iyi gördüğünü söyleyen kimselere, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası verilir.

9042

            (2) Fiil, aleni olarak işlenmişse
iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

            (3) Fiil, savaş zamanında işlenmiş
ise ceza bir katı oranında artırılır.

            Yabancı
hizmetine asker yazma, yazılma

            Madde 320-
(1) Hükûmetin izni olmaksızın bir yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde veya
bunların lehinde çalışmak üzere Ülke içinde vatandaşlardan asker yazan veya
vatandaşları silahlandıran kimseye üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası
verilir.

            (2) Asker yazılanlar veya
silahlandırılanlar arasından asker veya askerlik çağında olanlar varsa ceza
üçte biri oranında artırılır.

            (3) Birinci fıkradaki hizmeti kabul
eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

            Savaş
zamanında emirlere uymama

            Madde 321- (1)
Savaş zamanında Devletin yetkili makam ve mercilerinin emir veya kararlarına
bilerek aykırı harekette bulunan kimseye bir yıldan altı yıla kadar hapis
cezası verilir.

            Savaş
zamanında yükümlülükler

            Madde 322- (1)
Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için
Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu
ihtiyaçlarını sağlayan bir kuruluş ile iş yapmak veya eşya vermek üzere
yaptıkları sözleşmedeki yükümlülükleri kısmen veya tamamen yerine getirmeyen
kimseye üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası
verilir.

            (2) Yükümlülüklerin kısmen veya
tamamen yerine getirilmemesi taksirden ileri gelmişse, cezanın dörtte üçüne
kadarı indirilebilir.

            (3) Yükümlülüğün kısmen veya tamamen
yerine getirilmemesine asıl yükümlüler ile aralarında sözleşme bulunan aracılar
veya bunların temsilcileri neden olmuşsa, bunlar hakkında da aynı cezalar
uygulanır.

            (4) Savaş zamanında yükümlülüklerin
yerine getirilmesinde hile yapan yukarıdaki fıkralarda yazılı kişilere on
yıldan onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.

            Savaşta
yalan haber yayma

       
    Madde 323-
(1)
Savaş sırasında kamunun endişe ve heyecan duymasına neden olacak veya halkın
maneviyatını sarsacak veya düşman karşısında ülkenin direncini azaltacak
şekilde asılsız veya abartılmış veya özel maksada dayalı havadis veya haber
yayan veya nakleden veya temel milli yararlara zarar verebilecek herhangi bir
faaliyette bulunan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.

            (2) Eğer fiil;

            a) Propagandayla,

            b) Askerlere yönelik olarak,

            c) Bir yabancı ile anlaşma neticesi,

            İşlenmişse, verilecek ceza on yıldan
yirmi yıla kadar hapistir.

            (3) Fiil, düşmanla anlaşma neticesi
işlenmişse müebbet hapis cezası verilir.

            (4) Savaş zamanında düşman
karşısında milletin direncini tehlikeyle karşı karşıya bırakacak şekilde
yabancı paraların değerini düşürmeye veya itibarı amme kağıtlarının değeri
üzerinde etki yapmaya yönelik hareketlerde bulunan kimseye beş yıldan on yıla
kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası verilir.

9043

            (5) Dördüncü fıkrada yazılı fiil,
bir yabancı ile anlaşma sonucu işlenmişse ceza yarısı; düşmanla anlaşma sonucu
işlenmiş ise bir katı oranında artırılır.

            Seferberlikle
ilgili görevin ihmali

            Madde 324-
(1) Sulh zamanında seferberlikle ilgili görevlerini ihmal eden veya geciktiren
kamu görevlisine altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

            Düşmandan
unvan ve benzeri payeler kabulü

       
    Madde 325-
(1)
Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref,
unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar
kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

YEDİNCİ
BÖLÜM

Devlet
Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk

            Devletin
güvenliğine ilişkin belgeler

            Madde 326- (1)
Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya
vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde
sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka
bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla
kadar hapis cezası verilir.

            (2) Yukarıdaki yazılı fiiller, savaş
sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini
veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuş ise müebbet hapis cezası verilir.

            Devletin
güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme

            Madde 327-
(1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği
itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye üç yıldan sekiz
yıla kadar hapis cezası verilir.

            (2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş
veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeye koymuşsa müebbet hapis cezası verilir.

            Siyasal
veya askerî casusluk

            Madde 328. - (1)
Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği
itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk
maksadıyla temin eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası
verilir.

            (2) Fiil;

            a) Türkiye ile savaş halinde bulunan
bir devletin yararına işlenmişse,

            b) Savaş sırasında işlenmiş veya
Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeye sokmuşsa,

            Fail, ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası ile cezalandırılır.

            Devletin
güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama

       
    Madde 329-

(1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği
itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla
kadar hapis cezası verilir.

            (2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş
veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeye koymuşsa, faile on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası
verilir.

9044

            (3) Fiil, failin taksiri sonucu
meydana gelmiş ise birinci fıkrada yazılı olan halde, faile altı aydan iki
yıla, ikinci fıkrada yazılı hallerden birinin varlığı halinde ise üç yıldan
sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.

            Gizli
kalması gereken bilgileri açıklama

       
    Madde 330-

(1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği
itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk
maksadıyla açıklayan kimseye müebbet hapis cezası verilir.

            (2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş
veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise, faile ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası verilir.

            Uluslararası
casusluk

            Madde 331-
(1) Yabancı bir devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları
bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, diğer bir
yabancı devlet lehine siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden
vatandaşa veya bunu Türkiye'de temin etmiş bulunan yabancıya bir yıldan dört
yıla kadar hapis cezası verilir.

            Askerî
yasak bölgelere girme

       
    Madde 332-
(1)
Devletin askerî yararı gereği girilmesi yasaklanmış olan yerlere, gizlice veya
hile ile girenlere iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

            (2) Fiil, savaş zamanında işlenirse
faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.

            Devlet
sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlik

            Madde 333-
(1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve Devletin güvenliğinin gizli kalmasını
gerektirdiği fenni keşif veya yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin
veya başkasının yararına kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş yıldan
on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

            (2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde
bulunan bir devletin yararına işlenir veya Devletin savaş hazırlıklarını veya
savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokacak olursa, faile
müebbet hapis cezası verilir.

            (3) Türkiye Devleti tarafından
yabancı bir memlekette Devlete ait belirli bir işi görmek için görevlendirilen
kimse, bu görevi sadakatle yerine getirmediği ve bu fiilden dolayı zarar
meydana gelebildiği takdirde faile beş yıldan on yıla kadar hapis cezası
verilir.

            (4) Bu maddede tanımlanan suçların
işleneceğini haber alıp da bunları zamanında yetkililere ihbar etmeyenlere, suç
teşebbüs derecesinde kalmış olsa bile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası
verilir.

            Yasaklanan
bilgileri temin

       
    Madde 334-

(1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını
yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin eden
kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

            (2) Fiil, Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle
karşı karşıya bırakmış ise faile beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.

            Yasaklanan
bilgilerin casusluk maksadıyla temini

            Madde 335-
(1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını
yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya
askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar
hapis cezası verilir.

9045

            (2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde
bulunan bir devletin yararına işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya
savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış
ise faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.

            Yasaklanan
bilgileri açıklama

       
    Madde 336-

(1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını
yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan
kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

            (2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş
veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî 
hareketlerini tehlikeye sokmuş ise faile on yıldan onbeş yıla kadar hapis
cezası verilir.

            (3) Fiil, failin taksiri sonucu
meydana gelmiş ise, birinci fıkrada yazılı olan halde faile altı aydan iki
yıla, ikinci fıkrada yazılı halde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası
verilir.

            Yasaklanan
bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklama

       
    Madde 337-

(1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını
yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal
veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar
hapis cezası verilir.

            (2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş
veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası verilir.

            Taksir
sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi

            Madde 338- (1)
Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen
yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise,
taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

            (2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş
veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise, taksirle davranan faile üç
yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.

            Devlet
güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma

       
    Madde 339-

(1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli
kalması gereken bilgileri veya yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve
niteliği bakımından gizli kalması gereken hususları elde etmeye yarayan ve elde
bulundurulması için kabul edilebilir bir neden gösterilemeyen belgelerle veya
bu nitelikteki herhangi bir şeyle yakalanan kimseye bir yıldan beş yıla kadar
hapis cezası verilir.

            (2) Fiil, savaş zamanında işlenirse
faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.

SEKİZİNCİ
BÖLÜM

Yabancı
Devletlerle Olan İlişkilere Karşı Suçlar

            Yabancı devlet başkanına karşı suç

       
    Madde 340-
(1)
Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek
ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını
gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

            (2) Fiil, soruşturulması ve
kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma ve kovuşturma yabancı
devletin şikayetine bağlıdır.

9046

            Yabancı
devlet bayrağına karşı hakaret

       
    Madde 341-

(1) Resmen çekilmiş olan yabancı devlet bayrağını veya diğer egemenlik
alametlerini alenen tahkir eden kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası
verilir.

            (2) Bu suçtan dolayı soruşturma ve
kovuşturma yapılması, ilgili devletin şikayetine bağlıdır.

            Yabancı
devlet temsilcilerine karşı suç

            Madde 342-
(1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı
devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya uluslararası
kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık
tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar
bakımından, kamu görevlisi kabul edilerek; suç işleyen kişiler hakkında, bu
Kanunun ilgili hükümlerine göre cezaya hükmolunur.

            (2) İşlenen suç hakaret ise,
soruşturma ve kovuşturma yapılması, mağdurun şikayetine bağlıdır.

            Karşılıklılık
koşulu

       
    Madde 343-
(1)
Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.

DOKUZUNCU
BÖLÜM

Son
Hükümler

Geçici Madde 1 –  (Ek:
11/4/2013-6459/14 md.)

(1)
Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 235 inci maddesinde yapılan
değişiklik sebebiyle görülmekte olan davalarda görevsizlik kararı verilemez.

            Yürürlük

            Madde 344- (1) Bu Kanunun;

            a) “İmar kirliliğine neden olma”
başlıklı 184 üncü maddesi yayımı tarihinde,

            b) “Çevrenin kasten kirletilmesi”
başlıklı 181 inci maddesinin birinci fıkrası ile “Çevrenin taksirle
kirletilmesi” başlıklı 182 nci maddesinin birinci fıkrası yayımı tarihinden
itibaren iki yıl sonra,

            c) Diğer hükümleri 1 Haziran 2005
tarihinde, (1)

            Yürürlüğe girer.

            Yürütme

            Madde 345-
(1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

5237 SAYILI KANUNA
İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER

            (1) 6/12/2006
tarihli ve 5560 sayılı Kanunun Geçici 1 inci Maddesi:

            GEÇİCİ MADDE 1 – Bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hükme bağlanmış olmakla beraber henüz
kesinleşmemiş olan dosyalarda, uzlaşma kapsamının genişlediğinden bahisle bozma
kararı verilemez.

––––––––––––––––

(1)    Bu maddede yer alan "1 Nisan 2005“
ibaresi, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun  Geçici 1 inci maddesiyle "1 Haziran
2005“ şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

9046-1

            5237 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK
GETİREN

MEVZUATIN VEYA ANAYASA MAHKEMESİ
TARAFINDAN İPTAL EDİLEN HÜKÜMLERİN YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ

GÖSTERİR LİSTE

Değiştiren Kanunun/ İptal Eden Anayasa
Mahkemesinin Kararının  Numarası
 
5237 sayılı Kanunun değişen veya iptal
edilen maddeleri
 
Yürürlüğe Giriş  Tarihi
5328 59, 62, 85, 86, 87, 88, 90,116, 235, 344 31/3/2005
5378 122 7/7/2005
5377 4, 7, 13, 30, 31, 43, 61, 66, 82, 84, 87, 103, 105,
107, 125, 145, 150, 155, 158, 168, 184, 188, 190, 191, 218, 221, 245, 252,
263, 268, 269, 288, 292, 293, 299, 302, 304, 305
 
 
8/7/2005
5560 61,73,80,87,89,142,191,221,227,234,245
ve İşlenemeyen Hüküm
19/12/2006
5739 50 1/3/2008
5759 301 8/5/2008
5841 154 14/3/2009
5918 13, 55, 165, 254, 282 9/7/2009
6008 79 25/7/2010
6086 257 19/12/2010
6217 191 14/4/2011
6352 132, 133, 134, 141, 142, 163, 168,
220, 250, 252, 254, 255,257, 277, 278, 285, 288
5/7/2012
Anayasa Mahkemesi’nin 17/11/2011 tarihli ve E.:
2010/115, K.: 2011/154 sayılı Kararı
267 nci maddenin yedinci fıkrası  
 
17/3/2013
 
6456 158 18/4/2013

9046-2

Değiştiren Kanunun/ İptal Eden Anayasa
Mahkemesinin Kararının  Numarası
 
5237 sayılı Kanunun değişen veya iptal
edilen maddeleri
 
Yürürlüğe Giriş  Tarihi
6459 94, 215, 220, 235, 318, Geçici Madde 1 30/4/2013
6460 263 30/4/2013
6462 122, 278 3/5/2013
Anayasa Mahkemesi’nin
10/4/2013 tarihli ve E.: 2013/14, K.: 2013/56 sayılı Kararı
267  
10/12/2013 tarihinden başlayarak altı ay sonra
(10/6/2014)
6526 135, 136, 138 6/3/2014
6529 112, 113, 115, 122, 222 13/3/2014
6545 12, 18, 102, 103, 104,
105, 142, 143, 149, 152, 188, 190, 191, 277          
28/6/2014
6638 188, 191 4/4/2015
Anayasa Mahkemesi’nin
14/1/2015 tarihli ve E.: 2014/116, K.: 2015/4 sayılı Kararı
272  
29/4/2015 tarihinden başlayarak altı ay sonra
(29/10/2015)
Anayasa
Mahkemesi’nin 27/5/2015 tarihli ve E.: 2014/36, K.: 2015/51 sayılı Kararı
 
230  
 
10/6/2015
Anayasa
Mahkemesi’nin 8/10/2015 tarihli ve E.: 2014/140, K.: 2015/85 sayılı Kararı
53  
 
24/11/2015
Anayasa
Mahkemesi’nin 12/11/2015 tarihli ve E.: 2015/26, K.: 2015/100 sayılı Kararı
103 11/12/2015 tarihinden başlayarak bir yıl sonra
(11/12/2016)
6698 135, 226, 243, 245/A 7/4/2016
6706 18 5/5/2016
Anayasa
Mahkemesi’nin 26/5/2016 tarihli ve E.: 2015/108, K.: 2016/46 sayılı Kararı
103  
13/7/2016 tarihinden başlayarak altı ay sonra
(13/1/2017)
6754 276 24/11/2016
6763 54, 75, 103, 158, 174, 179, 192, 227, 228, 297 2/12/2016
KHK/694 188, 190, 228 25/8/2017
7078 188, 190, 228 8/3/2018

9046-3/9047

Değiştiren Kanunun/ İptal Eden Anayasa
Mahkemesinin Kararının  Numarası
 
5237 sayılı Kanunun değişen veya iptal
edilen maddeleri
 
Yürürlüğe Giriş  Tarihi
KHK/700 6,47,287 24/6/2018 tarihinde birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve
Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve
başladığı tarihte (9/7/2018)

TOP Call Now Button
WhatsApp chat